KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/1138 E., 2008/5038 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
278 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı avukat olduğunu, davalı müvekkili ile aralarında yazılı ücret sözleşmesi düzenlendiğini,davalı adına takip ettiği davaların davalı lehine sonuçlandığını,ancak davalının kendisini haksız azlettiğini ve ücretini ödemediğini,aleyhine başlattığı icra takibine de haksız itiraz ettiğini ileri sürerek itirazının iptali ile % 40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı,yazılı ücret sözleşmesinin geçerli olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, icra takibinde davalı ile aralarında düzenelen ücret sözleşmesinde kararlaştırılan “Madde 8- Vekillikten azil durumunda,bu azilin haksız olduğu mahkemece tespit edildiği takdirde,müvekkil ile kararlaştırılan vekalet ücretinin yarısı oranında cezai şart ödemeyi kabul eder.” hükmüne dayanarak cezai şartın da tahsilini istemiştir.
Borçlar Kanunu’nun 396/1. maddesinde “Vekaletten azil ve ondan istifa her zaman caizdir.” hükmü öngörülmüştür.Bu maddenin anlamı, vekaletten azil ve istifanın her zaman mümkün olduğu ve önceden tarafların vazgeçemeyecekleridir. Sözleşmede böyle yasal bir hakkın kısıtlanması ve vazgeçilmesi sonucunu doğuran hükümler geçersizdir.Öyle olunca taraflar arasındaki sözleşmede düzenlenen, azil halinde cezai şart ödeneceğine ilişkin kararlaştırma geçersizdir.
Bu nedenle davacının cezai şarta ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, bu yön göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/1138, K. 2008/5038, 9 Nisan 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama