KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/12193 E., 2009/2501 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
541 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile aralarında imzalanan 25.05.1999 tarihli ... Konutları Sözleşmesi adı altındaki konut satış sözleşmesi ile konut satın aldığını, 25.05.1999-25.09.2000 tarihleri arasında konut bedeli olan 2.200 YTL’yi taksitle ödeyerek edimini yerine getirdiğini, davalının 2004 yılında teslim etmeyi taahhüt ettiği daireyi teslim etmediğini,
ileri sürerek sözleşmede belirtilen nitelikteki bir dairenin rayiç bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik bedelin 6.000 YTL kısmının ödenmesi veya tediye edilen 2.200 YTL bedelin ödediği tarihten itibaren işleyecek ticari avans faiziyle istirdadı ve akdin ifasının yerine getirilmemesinden doğan 80.000YTL’lik zararın dava tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile birlikte fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 6.000 YTL’lik kısmının ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile; 13.612,36 YTL’nin 03.05.2006 dava tarihinden itibaren uygulanacak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, dava dilekçesi ile, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak sözleşmede belirtilen nitelikteki bir dairenin rayiç bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte şimdilik bedelin 6.000 YTL kısmının ödenmesi veya tediye edilen 2.200 YTL bedelin ödediği tarihten itibaren işleyecek ticari avans faiziyle istirdadı ve akdin ifasının yerine getirilmemesinden doğan 80.000 YTL’lik zararın dava tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile birlikte şimdilik 6.000 YTL’lik kısmının ödenmesine karar verilmesini istemiş,
23.07.2007 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 13.612,36 YTL’ye çıkartmıştır.
Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin konut satışına ilişkin olduğu, bu sözleşmenin resmi şekilde yapılmadığından geçersiz olduğu, bu nedenle uyuşmazlığın haksız iktisap kurallarına göre çözümlenmesi gerektiği belirtilerek 08.06.2007 tarihli bilirkişi raporu ile tespit olunan değer esas alınarak ıslah talebi de göz önüne alınarak 13.612,36 YTL’nin 03.05.2006 dava tarihinden itibaren uygulanacak avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Hükme esas alınan 08.06.2007 tarihli bilirkişi kurulu raporu ile davacının yaptığı ödemelerin toplamı 2.200 YTL’nin dava tarihi itibariyle ulaşabileceği değerin 13.612,36 YTL olabileceği tespit edilmiştir. Borçlar Kanununun 101/1. maddesi gereğince muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Davacı, alacağının tahsili için davadan önce davalıyı temerrüde düşürmemiştir.
O halde alacağın 2.200 YTL’lik kısmına dava tarihinden, ıslah ile arttırılan 11.412,36 YTL’lik ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, yazılı şekilde alacağın tamamına dava tarihinden itibaren faiz yürütülmüş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7 maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/12193, K. 2009/2501, 26 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama