KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/12438 E., 2009/2884 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali ve tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,dava dışı kişiden olan alacağı nedeniyle yapılan şikayet ve kovuşturma nedeniyle tutuklu iken ,ceza dosyasındaki avukatı olan davalının üçüncü kişiden olan alacağını alıp onu ibra ettiğine ilişkin belge imzalattığını,kendisinin para almadığını,almış ise davalının almış olabileceğini bildirerek alındığı belirtilen paranın tahsili için yapılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine ve kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara,kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İ.İ.K'nun 67/2 maddesi uyarınca icra takibinde bulunan alacaklının icra takibi yapmakta haksız ve kötü niyetli olması halinde alacaklı davacı aleyhine tazminata hükmedilmesi mümkündür. Bir başka deyişle alacaklının icra takibi yapmakta haksız bulunmasının yanında kötüniyetli olduğunun belirlenmesi halinde tazminata hükmedilebilir. Bu itibarla kötüniyetli olduğu ispat edilemeyen alacaklı 2008/12438-2009/2884
aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi olanaklı değildir. Dava konusu olayda, davacının icra takibi yapmakta kötüniyetli olduğu iddia ve ispat edilememiştir. Mahkemece davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunun ispat ve iddia edilmediği gözardı edilerek davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 436/2. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/12438, K. 2009/2884, 5 Mart 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama