KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/12947 E., 2009/3885 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mart 2009
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
353 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın görev yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı ... avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalılardan müteahit ... ve diğer davalılar arsa malikleri arasında düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yapılacak dairelerden satın aldıklarını, tapuda devir işlemlerinin gerçekleştiğini ancak daireler ve ortak yerlerde eksik işler bulunduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile her bir daire için 800 YTL, ıslahla birlikte 34.802,08 YTL nın dava tarihinden faizi ile davalılardan alınmasını istemişler, yargılama sırasında arsa malikleri hakkında açılan davadan feragat etmişlerdir.
Davalı müteahit ... dairelerin ve ortak yerlerin davacılara tam olarak teslim edildiğini, sorumluluğu bulunmadığını savunmuş, diğer davalılar da davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davalı arsa sahiplerinden daire alan davacılar yönünden dosya tefrik edilerek, müteahitten daire alan davacılar yönünden davanın kabulüne, her bir davacının arsa payına göre belirlenen miktarlar da belirtilerek toplam 31.743,39 YTL nın dava tarihinden yasal faizi ile davalı ...’dan alınmasına karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
2008/12947-2009/3885
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Davalı dava dilekçesinde istenen asıl alacak için bu dava tarihinde temerüde düşmüştür. Davacı bu bölüm için dava tarihinden faiz isteyebilir. Islah edilen bölüm için ise, ıslah tarihinden faiz isteyebilir. Bu durumda ıslahla artırılan kısım için ıslah tarihi 2.8.2007 tarihinden itibaren başlayacak yasal faizi ile tahsiline karar verilmesi gerekirken alacağın tamamına dava tarihinden itibaren yasal faizi yürütülmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.’nun 436/2. maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/12947, K. 2009/3885, 24 Mart 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama