KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/13432 E., 2008/14815 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2008
Karar Metni
548 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
1-.... 2-... vekili avukat ... ile ... vekili avukat ..., davalı ... vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 16.9.2005 tarih ve 465-231 sayılı hükmün Dairenin 2.6.2008 tarih ve 6882-7584 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde taraflarca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacılar, davacı ...’ın davalıya ait işyerini 1.5.2002 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile üç yıl süre ile kiraladığını, sözleşme gereğince 2003 ve 2004 yılları kira bedeli için senetler düzenlendiğini, diğer davacı ... ’ün kefil olarak senetleri imzaladığını, yurt dışına bulunduğu sırada davalı tarafından işyerine fiilen el konularak kiracılığına fiilen son verildiğini ileri sürerek 20.5.2004 vadeli 10.000,00 YTL bedelli ve 20.6.2004 vadeli 18.600,00 YTl bedelli senetlerin iptali ile bu senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespitini istemiş, 2004/746 Esas sayılı dava ilede 20.5.2004 vadeli 10.000,00 YTL bedelli senedin davalı ... tarafından icraya konulduğunu, senedin teminat senedi olup bono niteliğini taşımadığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
Davalı ..., davacıların işyerini terk edip gittiklerini, işyerini 2004 yılı ortalarında teslim alabildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Birleşen dosya davalısı ... ..., senedi alacağına karşılık aldığını teminat senedi olduğuna dair bir kayıt bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen karar davacıların temyizi üzerine Dairemizin 2.6.2008 gün 2008/6882 esas 2008/7584 karar sayılı ilamı ile bozulmuş, davacılar ile davalı ... bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuşlardır.
1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirci sebeplere göre davalı ...'ın tüm karar düzeltme taleplerinin reddi gerekir.
2-Yukarıda tarih ve numarası belirtilen ilamımızla davacıların temyizi üzerine ilamda açıklandığı üzere asıl davanın reddine dair verilen kararın bozulmasına karar verilmiş olup, bu kez davacıların, birleşen dava yönünden karar düzeltme talepleri üzerine yapılan incelemede, birleştirilen davanın konusu olan senedin üzerindeki şerhlerden söz konusu senedin "1.5.2004 ile 1.5.2005 tarihleri arasındaki kira bedeli için verildiği" "kira kontratına bağlı senet" olduğu bu durumda senedin kira bedelinin teminatı olarak verildiği açıkça anlaşılmaktadır.
Bu durumda birleşen davanın davalısı ... ...'nın bu senedin teminat senedi olduğuna dair bir kayıt bulunmadığı savunmasının gerçek dışı olduğu anlaşılmaktadır. Senedi ciro yolu ile kiralayan şahıslardan alan davalı ...'in bu senede dayanarak bir talepte bulunabilmesi, ancak kiralayan durumunda bulunan asıl davalının mecuru davacıya kullandırması halinde mümkündür.
Karar düzeltme talebiyle ilgili Dairemiz bozma kararında açıklandığı üzere senet metninde belirtilen dönemde mecurun davacıya kullandırılmadığı bu dönemden çok önce davacının mecuru kullanmasının engellendiği böylece birleşen davanın konusu olan teminat senedinin konusunz kaldığı birleştirilen davanın davalısı ... ...'nın davacıdan bu senet dolayısıyla her hangi bir talepte bulunmayacağı açıktır.
Böyle olunca davacıların birleştirilen davaya da yönelik olarak borçlu olmadıklarının tespiti ile 20.5.2004 vadeli 10.000 YTL bedelli senedin de iptaline karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Mahkeme kararının daha önce belirtilen bozma nedenlerine ilaveten bu nedenlede bozulması gerekirken, zuhulen yazılı şekilde eksik bozma kararı verildiği bu kez yapılan inceleme ile anlaşılmış olup,davacıların bu yöne ilişkin karar düzeltme isteğinin kabulü ile daha önce temyiz incelemesi nedeniyle belirtilen bozma nedenlerine ek olarak yukarıda belirtilen nedenlede birleştirilen dava ile ilgili hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/13432, K. 2008/14815, 15 Aralık 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama