KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/13441 E., 2009/6540 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
481 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ... geldi, davacı tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının ... vatandaşı olup uzun zamandır kendisine baktığını, bu hizmetleri karşılığı kendisine 3 daire aldığını, para verdiğini, 13.3.2006 günü bankada bulunan 648.047,77 YTL yi çekerek 70 000 Euro ve 20 000 USD aldığını, müdürün odasında otururken memurun geriye 500 kaldı dediğini, bunu 500 YTL olarak anlayıp davalı adına vadeli mevduat hesabı açtırdığını, eve gelince cüzdanı davalıya verdiğini, sonrasında davalı adına açtırdığı hesabın 500.000,00 YTL olduğunu fark ettiğini, bankayla görüştüğünde vade sonu hallederiz dendiğini,durumu davalıya anlattığını, vadesinin dolmasına birkaç gün kala davalının şahsi eşyaları, parası ve hesap cüzdanı ile evden kaçtığını , paranın kendisine ait olduğunu ileri sürerek 500.000,00 YTL nin faizi ile tahsiline karar verilmesine istemiştir.
Davalı, 1995 den beri davacı ile dini nikahlı olarak yaşadıklarını, kendisinin babasından ve eşinden kalma mal varlığının olduğunu, bu parayı davacıya verdiğini, evleri kendi parası ile aldığını, bankaya yatırılan paranın da kendi parası olduğunu, resmi nikah yapmadığı için evi terk ettiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, Adli tıp raporu ile davacının olay sırasında hukuki ehliyetinin olduğuna, davalıya resen teklif edilen
2008/13441-2009/6540
yeminin yerine getirildiğine dayanılarak davanın ve reddi hakim talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2–Davacı, kendisine ait parayı çekerek döviz aldığını, kulaklarının ağır işitmesi ve yanlış anlaması nedeniyle bakıcısı olan davalı adına 500,00 YTL yerine 500.000,00 YTL lik vadeli hesap açtırdığını, durumu sonradan fark ettiğini, vade sonunun dolmasını beklerken davalının evden kaçtığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.
Davalı, paranın aslında kendisine ait olduğunu, eşi ve babasından kaldığını,Türkiye’ye gelince yatırım yapsın diye davacıya verdiğini, evleri de kendi parası ile satın aldığını savunmuştur.Davalı hesabına yatırılan paranın davacı hesabından çekildiği tartışmasızdır. Hal böyle olunca paranın aslında kendisine ait olduğunu ileri süren davalının bu iddiasını ispatlaması gerekmektedir.
Kaldı ki yurt dışından gelen bir şahsın daha önceden tanımadığı, kendisine resmi nikah bile yapmayan birisine bu kadar büyük bir parayı yatırım yapsın diye teslim etmiş olması da hayatın olağan akışına pek uygun düşmemektedir. Mahkemece davalıdan bu konu ile ilgili delil ve belgeleri sorularak sonucuna göre değerlendirme yapılması gerekirken ispat külfetin tersine çevrilmesi sureti ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/13441, K. 2009/6540, 14 Mayıs 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama