KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/13685 E., 2009/6590 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
594 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ... ile davacılar vekili avukat ... gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, dava konusu taşınmazların bulunduğu arsa sahipleri ile önce ... İnşaat Tic. ve San.Ltd.Şti. arasında 04.05.2000 tarihli Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi düzenlendiğini, yüklenici ... İnşaat Tic. ve San.Ltd.Şti.nin 17.10.2000 tarihli devir sözleşmesi ile yükleniciliği ... İnşaat Taahhüt San. ve Tic.Ltd.Şti.ne devrettiğini,yüklenici ...
İnşaat Taahhüt San. ve Tic.Ltd.Şti. ile davalı şirket arasında ... ortaklığı sözleşmesi imzalandığını, 24.03.2004 tarihli protokol ile ortaklığın sona erdirildiğini,08.04.2004 tarihli Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi ve ...
Ortaklığı Sözleşmesinin Devir Sözleşmesi ile de tüm hak ve yükümlülüklerin davalı şirkete devredildiğini, sözleşmeye göre inşaat bitirme tarihinin 31.07.2004 olarak tespit edildiğini, davalının teslim borcunu yerine getirmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... için 8.800 YTL,davacı ...için 8.850Y TL,davacı ...için 8.600YTL ve davacı ...için 8.600YTL alacağın tespiti ile 30.12.2004 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemişler, ıslah dilekçesi ile taleplerini toplam 67.137,50 YTL’ye çıkartmışlardır.
Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, 2008/13685-2009/6590
birinci maddede belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder.
Hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi için, yasanın amacı içinde mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta, davacılar ...ve Şevket Kavacık’ın yüklenici ... İnşaat Taahhüt San. ve Tic.Ltd.Şti.’den dava konusu taşınmazları satın aldıkları,davanın yükleniciden satın alınan taşınmazın süresinde teslim edilmemesinden kaynaklandığı ve bu taraflar arasında 4077 sayılı yasa kapsamında kalan bir hukuki ilişkinin kurulduğu anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunu uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Davacılar ...ve ...yönünden dava konusu uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Davacılar ... ve ...ile davalı arasında 4077 sayılı yasa kapsamında bir hukuki ilişki bulunmaması mahkemenin görevine etkili değildir.
Bu davacılar yönünden de davanın özel mahkeme niteliğindeki Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerekir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/13685, K. 2009/6590, 14 Mayıs 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama