KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/14209 E., 2009/4384 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mart 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
442 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı ... avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı müteahit ... satın aldığı dairenin 1999 tarihinde meydana gelen deprem nedeniyle hasar gördüğünü, gizli ayıp nedeniyle fazlası saklı kalmak kaydıyla yıkılan gayrimenkul için 30.000.000.000 TL, enkaz altında kalan eşyalar için 18.280.000.000 TL ile 20.000.000.000 Tl manevi zararın, müteahit ile TUS sorumlusu ...’den tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ..., davanın reddini dilemiştir, diğer davalı duruşmalara katılmadığı gibi cevapta vermemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile binadan kaynaklanan zarar için 2637,42 YTL, eşyadan kaynaklanan zarar için 1052,50 YTL maddi tazminat ile 4.500,00 YTL manevi tazminatın müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı ile davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir.
Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar.
Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan 2008/14209-2009/4384
veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davalı (satıcı) Yusufun davacıya (alıcı) konut amaçlı taşınmaz (mesken) sattığı ve taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/14209, K. 2009/4384, 31 Mart 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama