KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/14210 E., 2009/9860 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Temmuz 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
325 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, Soğan Pazarı çevre yolundaki 383 ada 1 parseldeki taşınmazın yap-işlet devret modeline göre işletilmesi işinin davalı tarafından müvekkili ve dava dışı ortağı ...'e ihale edildiğini, oysa, söz konusu taşınmaz mülkiyetinin Hazineye ait olup, soğan-sebze hali ve kamyon garajı olarak kullanılmak üzere davalıya devredildiğini, davalının gerek İmar Kanunu ve gerekse 2886 sayılı yasanın 2.maddesinne aykırı olarak bu yeri ihale ettiğini, yapılan işlemlerin yok hükmünde olduğunu, sözleşmeye dayalı güven ile masraf yapıldığını ve teminat verildiğini ileri sürerek, 9.275.000.000 TL.nin tahsilini istemiştir.
Davalı, olayda ortağı ile anlaşamayan davacının kusurlu olduğunu, basiretli bir tacir gibi davranmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dava, yap-işlet-devret modeli ile kiralanan taşınmazın kullanılamaması nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Akaryakıt istasyonunun kiralanmasına ilişkin 02.05.1996 tarihli sözleşmenin davalı ... ile yüklenici olarak davacı ve dava dışı ... tarafından imzalandığı anlaşılmakta olup, davacı ile ... arasındaki ilişkinin adi ortaklık ilişkisi olduğu dosya kapsamından anlaşıldığı gibi, bu husus tarafların da kabulündedir. Adi
2008/14210-2009/9860
ortaklıkla ilgili mal ve haklarda ortakların ortak mülkiyeti söz konusudur. Adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından açılacak böyle bir davanın bütün ortaklarca açılması zorunludur. Böyle olunca mahkemece, adi ortaklığın diğer tarafı olan ...'inde davada taraf haline getirilmesi için davacıya uygun bir süre verilmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma şekil ve sebebine göre tarafların sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/14210, K. 2009/9860, 14 Temmuz 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama