KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/14513 E., 2009/4722 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
506 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki müdahalenin müdahalenin men'i davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ... avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, müteahhit olan davalı gerçek kişilerden birer adet daire satın aldıklarını, davalıların binanın son iki katını kaçak yapmaları nedeniyle 17.8.1999 tarihinde meydana gelen depremde zarar gördüğünü, bunda ruhsat veren diğer davalı belediyeninde kusurunun bulunduğunu ileri sürerek 40.000.000.000TL zararın tahsiline, kaçak yapılan son iki katın kal’ine ve müdahalenin menine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, yüklenici ...nin davacılardan ... yönünden meydana gelen zarardan sorumlu olduğu ve diğer davalı belediye’ye karşıda idari yargıda dava açılması gerektiği gerekçe gösterilerek 8.000 YTL zararın davalı...dan tahsili ile davacılardan ...’a verilmesine, Küçükçekmece Belediyesine karşı açılan davanın görev yönünden, diğer davacıların davalarının esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle Küçükçekmece Belediyesi yönünden görevsizlik kararı verilmesinde usule aykırı herhangi bir yön bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddede belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde
2008/14513-2009/4722
mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi için, yasanın amacı içinde mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davalılardan Selami Yıldırım ile davacı ... arasında konut satımı hususunda sözleşme yapıldığı, tapuda devir işleminin gerçekleştiği ve taraflar arasında 4077 sayılı yasa kapsamında kalan bir hukuki ilişkinin kurulduğu anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunu uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esası incelenerek yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırıdır.
3-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/14513, K. 2009/4722, 7 Nisan 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama