KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/14880 E., 2009/4768 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
523 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı ... Genel Müdürlüğü,davalılardan Tedaş Genel Müdürlüğü ile izinsiz yapılan enerji nakil hatlarının izinli hale getirilmesi amacıyla 4.4.2002 tarihli protokol yapıldığını, davalıların orman arazileri üzerine tesis edilen ve kullanılmakta olan ve bedelleri halen ödenmeyen 27 adet saha için 26/08/2003 izin olurlarının düzenlendiği tarihten itibaren hesaplanan AGAÇLANDIRMA BEDELİ, İLK YIL ARAZİ TAHSİS BEDELİ, 2004 YILI ARAZİ TAHSİs BEDELİ,
2005 YILI ARAZİ TAHSİS BEDELİ FON BEDELİ VE AGAÇLANDIRMA FON BEDELLERİ toplamı olan 176.245,79 YTL'nin bu tarihten itibaren tahsil tarihine kadar işleyen %18 KDV'leri ve 6183 sayılı yasanın 51.maddesi uyarınca gecikme zammı ile birlikte (31/01/2002-11/11/2003 tarihleri arası %84, 12/11/2003-01/03/2005 tarihleri arası 02/03/2005 tarihinden itibaren %36 senelik gecikme zammı oranları ile)fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 176.245,79 YTL' nin 26/08/2003 tarihinden itibaren (584, %48,
%36 oranlarından) tahsil tarihine kadar işleyen KDV'si ve gecikme zammı ile birlikte davalılardan alınarak işletme müdürlükleri lehine tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile, toplam 176.245,79 YTL asıl alacak ile,31.492,30 YTL asıl alacak üzerinden hesaplanan KDV' nin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacı kuruma verilmesine, karar verilmiş; hüküm, davalılarca temyiz edilmiştir.
1-Dava, ormanlık alandan geçirilen enerji nakil hatlarının izin irtifak bedellerine ilişkin olup, husumet
2008/14880-2009/4768
Tedaş Genel Müdürlüğü ile Başkent Elektrik Dağıtım A.Ş. Müessesesi Müdürlüğüne yöneltilmiştir. 6831 Sayılı Orman Kanununun 17/3. maddesine göre ormanlık alanlardan geçirilen enerjı nakil veya boru hatları ile ilgili ücret ödenmesi ve bununla ilgili uygulanacak esasları düzenleyen 4.4.2002 tarihli protokolün davalılardan Tedaş ile imzalanması ve dava tarihindeki hukuki durum nazara alındığında öncelikle dava konusu bedelden kimin sorumlu olduğunun, bir başka deyişle husumetin kime yöneltilmesi gerektiğinin belirlenmesi gerekir.
Türkiye Elektrik Kurumunun hukuki varlığı 26.4.1994 tarihinde sonlandırılarak yerine Tedaş ve Teaş' ın kurulduğu ve şirketin tüm aktif ve pasiflerinin Tedaş'a devredildiği anlaşılmaktadır. 233 Sayılı KHK. nun 15. maddesinde sermayesinin tamamı devlete ait teşebbüslerin işletmelerini müessese halinde teşkilandırılabilecekleri ve buna dayalı olarak da Başkent Elektrik Dağıtım A. Ş. kurularak ticaret siciline tescil edilmiş ve bu suretle bağımsız tüzel kişilik kazanmıştır.
Başkent Elektrik Dağıtım A. Ş. nin bağımsız tüzel kişiliğinin olması kendi faaliyet alanlarıyla ilgili ticari faaliyetlerini karlılık esasına göre ve bağımsız yürütmeleri esas olup, KİT.lerin özelleştirilmelerinin ve bu amaca yönelik bölünmesindeki amaç gözetildiğinde Başkent Elektirik Dağıtım A.Ş. nin faaliyet alanı içinde kalan ormanlık alandan geçen hat ve tesislerle ilgili sorumluluğunun Başkent Elektrik Dağıtım A.Ş. ne aitolduğu, dolayısıyla Tedaş' a husumet yöneltilemeyeceği kabul edilmelidir. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek davalı Tedaş hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde, Tedaş'ın da sorumluluğuna karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Davalı ... Müdürlüğünün temyiz itirazlarının incelenmesinde; Mahkemece hükmedilen asıl alacağa dava tarininden yasal faiz hükmedilmesi gerekirken, faiz niteliğindeki gecikme zammı ve KDV sine de faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/14880, K. 2009/4768, 8 Nisan 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama