KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/15161 E., 2009/5367 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
355 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, murisleri ....’in davalıya ait işyerinde uzun süre fırın işletmeciliği yaptığını,murisin hastalığının artması üzerine 2002 yılı Ocak ayı başında fırını geçici olarak kapatmak zorunda kaldıklarını,bir süre sonra davalının kendilerinin rıza ve bilgileri olmadan fırında bulunan 19 kalem malzemeyi sattığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 25.000 YTL maddi tazminatın haksız fiilin meydana geldiği 15.01.2002 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, İcra Müdürlüğünün 2001/321 esas sayılı dosyası ile haczedilen dava konusu malların kendisine yediemin olarak teslim edildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, hesaplanan 32.236,00YTL tazminatın davacıların veraset ilamındaki payları oranında davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm,davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece hükümde davacıların faiz istemi hususunda olumlu-olumsuz bir karar verilmemiştir. Borçlar Kanununun 101/1. maddesi gereğince muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Davacılar, alacağının
2008/15161-2009/5367
tahsili için davadan önce davalıyı temerrüde düşürmemiştir. O halde alacağa dava tarihinden,ıslah yoluyla artırılan kısma ise ıslah itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, bu hususta talebe rağmen olumlu-olumsuz bir karar verilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7 maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/15161, K. 2009/5367, 16 Nisan 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama