KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/15380 E., 2009/2249 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı üçüncü şahsın davalı şirkette olan 1.450.000.000 TL alacağını 27.6.2003 tarihli temlik sözleşmesi ile temlik aldığını, temliknamenin 29.6.2003 tarihli APS ile davalıya tebliğ edildiğini, ayrıca durumu fax yazısı ile de davalıya bildirdiğini, paranın ödenmemesi sonucu 10.7.2003 tarihli ihtar gönderdiğini, ancak temlik eden firmanın alacağı üzerine bir başka şahsın alacağından dolayı bloke konulduğunu belirten davalının takibe de itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini istemiştir.
Davalı şirket, davacının temlik sözleşmesini kendilerine ihtar ile göndermesinden önce, temlik eden firmanın istihkakı üzerine bir başka icra dosyası üzerinden haciz konulduğunu, temlik sözleşmesini davacının ihtarı ile öğrendiklerini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, dairemizin bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşen yönlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, itirazın iptali davası olup; davanın reddine karar verildiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, harca esas dava değeri üzerinden davalı yararına nispi vekalet ücreti takdiri gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmemedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK.nun 436/2 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/15380, K. 2009/2249, 24 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama