KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/15395 E., 2009/5334 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
367 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, emlakçılık yaptığını, davalıların müşterek malik oldukları ... satımı için kendileri ile 4.10.2005 tarihli sözleşmeyi imzaladıklarını, satış bedelinin %3 ü oranında komisyon ücreti ayrıca satıcı bulunup satılmaması veya şirket dışında satılması halinde % 6 oranında komisyon ücreti ödenmesinin kararlaştırıldığını, önce kiracının evi göstermeye yanaşmadığını, sonra davalıların çok yüksek miktarda kaparo talepleri nedeniyle satışın yapılamadığını, bu arada taşınmazın bilgileri dışında davalılarca 3. şahsa satıldığını öğrendiklerini, sözleşme gereği davalıların %6 komisyon ücretinden sorumlu olduklarını ileri sürerek fazlasını saklı tutarak 6.000,00 YTL nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, sözleşme ile satım arasında çok uzun süre geçtiğini, satımı kendilerinin gerçekleştirdiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının satış bedelinin % 6 sını talep etme hakkı olduğuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne , 6.000,00 YTL nin dava tarihinden faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin 2008/15395-2009/5334
takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasında düzenlenen 4.10.2005 tarihli tellallık sözleşmesinin 3. maddesinde davacı dışında satış gerçekleşirse satım bedelinin %6 sının ödenmesinin kararlaştırıldığı, sözleşmede belli bir sürenin bulunmadığı, 9.1.2007 tarihinde satışın gerçekleştirilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Davacının bu durumda kararlaştırılan cezai şartı isteme hakkı doğmuştur. Ancak BK.nun 161/son maddesine göre hakim fahiş gördüğü cezai şartları tenkis ile mükelleftir.
Bu hükmü hakimin resen gözetmesi gerekir. Cezai şartın fahiş olup olmadığı belirlenirken tarafların iktisadi durumları, ... olarak borçlunun ödeme kabiliyeti ile beraber borcunu yerine getirmemiş olması sebebiyle sağladığı menfaat, borçlunun kusur derecesi ve borca aykırı davranışın ağırlığı ölçü olarak alınmalıdır. Cezai şart bu suretle belirlenmeli ve hüküm altına alınacak ceza miktarı hak, adalet ve nefaset kurallarına uygun olarak tespit edilmelidir.
Mahkemece, davacının sözleşmedeki cezai şartı isteyebileceği gözönüne alınarak tenkis hususu değerlendirilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/15395, K. 2009/5334, 16 Nisan 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama