KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/15864 E., 2009/5373 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
334 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile 01.07.1998 tarihli kira sözleşmesini imzaladıklarını, sözleşme uyarınca peşin ödenen yıllık kira parasından tahliyeden sonraki döneme ait kira bedellerinin iadesi gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 79.061.971.153 TL.nin 29.08.2000 tarihinden itibaren %70 temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile; 79.061.971.153’nin dava tarihinden itibaren işleyecek %70 reeskont faizini geçmemek kaydı ile değişken oranlardaki reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı tarafından açılan davanın yargılaması sırasında mahkemece 25.09.2002 tarihli,2001/758 esas ve 2002/511 karar sayılı karar ile davanın kabulüne,79.061.971.153TL.nin 29.08.2000 tarihinden itibaren işleyecek %70 reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.Bu karar davalının temyizi üzerine dairemizce 01.03.2004 2008/15864-2009/5373
tarihinde davalının sair temyiz itirazlarının reddi ile,sözleşmede öngörülen eski hale getirmeye ilişkin giderlerin belirlenmesinden sonra bakiye alacak hakkında karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.Bozma kararına yönelik davacının karar düzeltme istemi dairemizce 04.10.2004 tarihinde reddedilmiştir.Bu durumda kararın faiz başlangıcına ilişkin kısmı kesinleşmiş ve bu yönden davacı lehine kazanılmış hak doğmuştur.
Öyle olunca mahkemece bu husus nazara alınarak 29.08.2000 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, yazılı şekilde davacının kazanılmış hakkını bertaraf edecek şekilde dava tarihinden itibaren faiz yürütülmüş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7 maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/15864, K. 2009/5373, 16 Nisan 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama