KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/16004 E., 2009/8639 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Haziran 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
539 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı davacı avukatı duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ... ile davacı vekili avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının su ve atık su abonesi olup, muhtelif aboneliklere ait su bedellerini ödemediği veya geç ödemesine rağmen gecikme zammı ödemediğini, 26.06.2003 tarihine kadar ödenmeyen ve geç ödenen su bedelleri sebebiyle asıl alacak, gecikme cezası ve KDV olmak üzere toplam 8.409.389.958.293 TL.nın, asıl alacak kısmına 26.6.2003 tarihinden itibaren 6183 sayılı yasaya göre gecikme zammı ve KDV si ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, 2.336.402,96 YTL fatura bedeli ile toplam 7.636.066.07 YTLnin dava tarihinden asıl alacağa yasal faiz uygulanarak davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ve davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasındaki yazılı abonelik sözleşmelerinin incelenmesinde, bir kısım sözleşmelerin tarifeler yönetmeliğine atıf yaptığı anlaşılmıştır. Bu aboneliklerle ilgili olarak bu kararlaştırmaya bağlı kalınarak ve davacı talebi de aşılmamak kaydı ile hesaplama yapılması gerekir.
Bir kısım aboneliklerde ise 6183 sayılı kanun hükümlerine göre gecikme cezası alınacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığı gibi, davacı kurum tarafından çıkarılan tarifeler yönetmeliğine de atıf yapılmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca, davacı ödemelerde gecikme olması halinde, fatura bedeline 6183 sayılı yasada belirlenen gecikme zammı uygulanacağına dair bir kararlaştırma bulunduğunu veya uzun süredir devam eden böyle bir uygulamanın olduğunu da ispat edememiştir.
Davacı ASKİ, ticari esaslara göre faaliyet göstermek üzere kurulmuş bir kurumdur. Davacının talep ettiği alacak, davalı kurumun su ve atık su tüketim bedelinden kaynaklanmaktadır. Su ve atık su tüketim bedeli olarak tahakkuk ettirdiği alacak, amme alacağı sayılmadığı gibi, geç ödenmesi halinde 6183 sayılı yasada yer alan gecikme zammının uygulanacağına dair, yasalarda da bir hüküm bulunmamaktadır.
Ancak davacının çoğun içinde azıda vardır kuralı gereği yasal faiz talep edebileceği nazara alınarak, yasal faize hükmedilmesi gerekir.
Bu durumda mahkemece yukarıda belirtilen hususlar göz önüne alınarak bilirkişiden ek rapor alınarak tarifeler yönetmeliğine atıf yapan abonelikler yönünden 6183 sayılı yasa gereğince gecikme zammı ve KDVsinin hesaplanmasına, bu yönde bir kararlaştırma olmayan abonelikler yönünden ise yasal faiz uygulanarak hesaplama yapılarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde gecikme cezasına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3- Yukarıda ikinci bentte açıklanan nedenlerle tarifeler yönetmeliğine atıf yapılan sözleşmeler yönünden 6183 sayılı yasa uygulanması gerektiğinden bu sözleşmeler için hesaplanacak asıl alacaklara ayrıca dava tarihinden itibaren 6183 sayılı yasa gereğince gecikme zammı uygulanması gerekirken, tüm asıl alacak yönünden yasal faiz uygulanması da usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/16004, K. 2009/8639, 22 Haziran 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama