KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/16144 E., 2009/6339 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mayıs 2009
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı ... ’in aldığı kredi kartına bağlı olarak ek kart sahibi olduğunu, sadece ek karta ilişkin borçtan sorumlu olması gerekirken, ana kart nedeniyle oluşan borcun ödenmemesi nedeniyle asıl borçlu ile birlikte kendisi hakkında da takip başlatıldığını ileri sürerek, borçlu olmadığının tespitine, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, davacının takip nedeniyle davalıya 9.495,22 YTL borçlu olmadığının tespitine, fazla talebin reddine, AAÜT uyarınca takdir olunan 1.139,42 YTL nispi ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. maddesinde “Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulh nedenleriyle; delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce giderilirse, tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, karar gereğinin yerine 2008/16144-2009/6339
getirilmesinden sonra giderilirse tamamına hükmolunur. ”denilmektedir. Dosya kapsamından, delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereği yerine getirilmeden davanın ilk celsesinde davalı tarafından, “9.625,91 YTL’lik takip nedeniyle davacının sadece 100 YTL borçlu olduğu, kalan miktar nedeniyle borçlu olmadığı” kabul edilmiş olduğundan, kabul gereğince vekalet ücretinin de kabul oranında 1/2 oran üzerinden hükmedilmesi gerekirken, bu hususun göz önüne alınmamış olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK.’nun 436/2. maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/16144, K. 2009/6339, 11 Mayıs 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama