KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/16234 E., 2009/7621 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2009
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı ... Bank. avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı asıl davasında, davalı bankaya kredi kartı almak için başvuruda bulunduğunu, ancak kartın kendisine teslim edilmediğini, buna rağmen kart borcunu ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek ödediği 965,00 YTL ile 5.000 YTL manevi tazminatın tahsilini istemiş, birleşen davada ise davalı bankanın yönetim ve denetiminin TMSF'ye devredildiğini belirterek TMSF'den aynı taleplerde bulunmuştur.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemenin, manevi tazminat talebinin reddine, 964,05 YTL'nin davalılar Halkbank ve TMSF'den tahsiline dair 26.6.2007 tarihli ilk kararının tarafların temyizi sonucu dairemizce bozulması üzerine yapılan yargılama sonunda davalıların husumet itirazları reddedilerek asıl ve birleşen davanın esastan reddine karar verilmiş; hüküm davacı ve davalı Halkbank tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı Halkbank'ın temyiz itirazlarının incelenmesinde; hükmüne uyulan dairemizin 17.3.2008 tarihli bozma ilamında açıkça, Halkbank hakkındaki davanın husumet yokluğundan bahisle reddedilmesi gerektiği belirtilmiştir. Mahkemece, dairemiz bozma ilamına uyulduğuna göre bozma ilamı doğrultusunda işlem yapılması zorunludur. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek, davalı Halkbank'a husumet yöneltilemeyeceği gerekçe gösterilerek bu davalı hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davalı Halkbank'a husumet yöneltilebileceği ve ancak davanın esastan reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Ne var ki, mahkemenin gerekçesindeki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7 maddesi gereğince kararın gerekçesinin az yukarıda açıklanan şekilde düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/16234, K. 2009/7621, 2 Haziran 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama