KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/16281 E., 2009/2163 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
699 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı ... avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılardan ...’ın vekili olarak ... İcra Müdürlüğünün 2006/2970 E sayılı icra takip dosyası üzerinden davalı ... hakkında, 254.800,00 YTL asıl alacak, 5.109,00 YTL faiz olmak üzere toplam 259.903,00 YTL üzerinden icra takibi başlattığını, takibin kesinleşmesini müteakip borçluya ait taşınmazların satışına karar verildiğini, 3.10.2006 tarihinde alacaklı ile borçlunun anlaştıklarını, takip konusu alacağın alacaklı ... tarafından borçlu davalı ...’in gelini olan diğer davalı ...’a temlik edildiğini, talebine rağmen kendisine ödenmesi gereken yasal vekalet ücretinin ise ödenmediğini, tahsili için başlatmış olduğu icra takibine de itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan ... ve ..., takip konusu senedin, 54.000,00 YTL olmasına rağmen, senede rakam eklenerek 254.800,00 YTL’ye çıkarılıp takibe konulduğunu, bu nedenle borçlu ... tarafından savcılığa suç duyurusunda bulunduğu gibi dava da açıldığını, ancak alacaklı ile 90.000,00 YTL miktar üzerinden sulh olunması üzerine şikayetten ve davadan vazgeçildiğini savunarak,
diğer davalı ... ise, kendisinin dava dışı ...’ndan 30.000,00 YTL alacaklı olduğunu, adı geçen kişinin de ...’ten alacaklı olması nedeniyle, 30.000,00 YTL’lik alacağının tahsili amacıyla borçlusu ... olan 254.000,00 YTL’lik senedin dava dışı ... ve davacı avukat tarafından kendisine verildiğini, davacının, kendisinden hiçbir vekalet ücreti talep etmeyeceğine ilişkin belge vermesine rağmen, takip ve eldeki davanın açıldığını, dava dışı ... ile el ve işbirliği içinde olan davacıya karşı hiçbir borcu bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalılar ... ve ... hakkındaki davanın reddine, ... hakkındaki davanın ise kısmen kabulüne, adı geçen davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 15.296,00 YTL asıl alacak, 732,93 YTL işlemiş faiz olmak üzere toplam 16.028,93 YTL üzerinden devamına, fazla talebin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı ve davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Yukarda kısaca özetlendiği gibi, davacı davalılardan ...’ın vekili sıfatıyla diğer davalı ...’ya karşı başlatmış olduğu takip sırasında tarafların sulh olmasına rağmen yasal vekalet ücretinin ödenmediğini ileri sürerek, alacağının tahsili için başlatmış olduğu icra takibine vaki itirazının iptali için eldeki davayı açmış, davalı ... ise, 30.000,00 YTL’lik alacağına karşılık takip konusu senedin dava dışı ... ve davacı avukat tarafından, kendisinden hiçbir masraf ve vekalet ücreti talep edilmeyeceği vaadi ile verildiğini,
anlaşma gereğince senet miktarı olan 254.000,00 YTL’den alacağı olan 30.000,00 YTL’lik kısmın tahsilinden sonra kalan tahsilat miktarının ...’dan alacaklı olan ...’ye verileceğini, ancak gerçekte 54.800,00 YTL olan senet miktarının 254.800,00 YTL olarak tahrif edildiğini, davalı ...’nın Cumhuriyet savcılığına şikayeti ve açmış olduğu menfi tespit davası sonrasında ... ve ...’nın anlaştıklarını, faiz, masraf ve karşı tarafa tahmili gereken avukatlık ücretleri de dahil olmak üzere 90.000,00 YTL’nin davacı avukat ve dava dışı ... tarafından borçlu ...’dan tahsil edildiğini, bunun üzerine alacağın ...’nın gelinin olan ...’ye temlik edildiğini,
kendisinin ise 30.000,00 YTL’lik alacağını tahsil edemediği gibi, vekalet ücreti talebiyle borçlu çıkarıldığını, bu şekilde davacı ve dava dışı ... tarafından dolandırıldığını, Cumhuriyet Savcılığına yapmış olduğu şikayet üzerine başlatılan soruşturmanın da halen devam ettiğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Keşidecisi davalı ..., lehdarı dava dışı ... olan 20.1.2006 vade ve 19.10.2005 tanzim tarihli bononun, ciro yoluyla hamili görünen davalı ...’a vekaleten davacı avukat tarafından 254.800,00 YTL asıl alacak üzerinden 22.3.2006 tarihinde başlatılan takip üzerine, borçlu ...’nın ...
Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı ... ve dava dışı ...’ye yönelik olarak 10.8.2006 tarihinde açmış olduğu menfi tespit davasından 3.10.2006 tarihinde feragat ettiği, yine aynı tarihte “54.800,00 YTL’lik senedin, tahrifatla 254.800,00 YTL’lik senet haline getirildiği” iddiası ile Cumhuriyet savcılığına yapmış olduğu şikayetten de vazgeçtiği anlaşıldığı gibi, açıklanan hususlar davalı ... tarafından eldeki davanın yargılaması sırasında da kabul edilmiştir.
Davalı ..., savunmasında bildirmiş olduğu nedenlerle alacağını tahsil edemediği gibi, vekalet ücreti adı altında borçlu çıkarılmak suretiyle davacı avukat ve dava dışı ... tarafından dolandırıldığını iddia ederek, Cumhuriyet savcılığına şikayetçi olduğundan, mahkemece bu hususta ...
Cumhuriyet Savcılığının 2007/43172 Hazırlık sayılı dosyası üzerinden başlatılan soruşturmanın ve gerektiğinde açılacak ceza davasının sonuçlanması beklenmek suretiyle hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/16281, K. 2009/2163, 23 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama