KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/1714 E., 2008/2430 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
516 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, yargılanmakta olduğu Kuzey Deniz Askeri Mahkemesinde, kendisini vekil olarak temsil eden davalının, 2000 yılında Barodan kaydının silinmiş olması nedeniyle, avukatlık görevini icra etmesinin mümkün olmadığını öğrendiğini, bu konuda davalı hakkında açılan ceza davasının devam ettiğini, 2000 yılında vekalet ücreti olarak ödemiş olduğu 800.000.000 TL’nin dava tarihindeki değerinin 4.000.000.000 TL olduğunu, yargılandığı dava nedeniyle iki yıl kademe ilerlemesi yapılmayarak maaş kaybına uğradığını ileri sürerek, maddi ve manevi zararları nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 10.000,00 YTL maddi, 5.000,00 YTL de manevi tazminatın faiziyle birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, avukatlık görevini gereği gibi yerine getirdiğini, başka yere nakil nedeniyle Avukatlık Kanununun 72/c maddesi gereğince Barodan kaydının silindiğini, ne var ki kendisinin bu karardan haberdar olmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu gereğince davanın kısmen kabulüne, 2.375,00 YTL maddi tazminat ile 5.000,00 YTL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazla talebin ise reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacı, Kuzey Deniz Askeri Mahkemesinde, hakkında açılan ceza davasında avukatlığını üstlenen davalının, Barodan kaydının silinmiş olmasına rağmen bu durumu kendisinden gizlediğini belirterek, uğradığı zararlar nedeniyle maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.
Davalının, adı geçen Askeri Mahkemede davacıyı vekil olarak temsil ettiği tarihlerde, İstanbul Barosu Yönetim Kurulunun 21.6.2001 tarihli 24/24 sayılı kararı ile 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 72/c maddesi gereğince “büroyu terk” nedeniyle Baro levhasından kaydının silindiği, yeniden Baroya kaydedildiği 8.12.2003 tarihine kadar da herhangi bir Baroya kayıtlı olmadığı,
ancak 8.12.2003 tarihinde yeniden Baroya kaydının yapıldığı anlaşılmakta olup, Asliye Ceza dosyasına gönderilen İstanbul Barosuna ait 28.6.2006 tarihli yazıda da, Avukatlık Kanununun 72/c maddesi gereğince Barodan kaydı silinen avukatın, aynı kanunun 71. maddesinin son fıkrası gereğince silme kararı kesinleşinceye kadar avukatlık faaliyetini devam ettirme hakkına sahip olduğu, söz konusu kararın kendisine tebliğ edilememesi nedeniyle de silme kararının kesinleşmediğinin belirtildiği,
dosyada mevcut olan Küçükçekmece 4. Asliye Ceza Mahkemesine ait olan 2003/749 E. sayılı mahkeme kararı gereğince de davalı hakkında 1136 sayılı “Avukatlık Kanununa muhalefet” suçundan açılan davada, az yukarda açıklanan Barodan gelen yazı cevabı gerekçe oluşturularak, “unsurları oluşmayan suçtan dolayı beraatine” karar verildiği görülmekte olup, söz konusu kararın kesinleşip kesinleşmediği ise anlaşılamamaktadır.
B.K.nun 53. maddesi gereğince ceza mahkemesince tespit edilen maddi vakıalar hukuk mahkemesini bağlayacağından, bu dava yönünden ceza mahkemesinde açılan kamu davasının sonucunun beklenmesi zorunludur.
Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek adı geçen ceza davasının kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak, kesinleşmemişse “bekletici sorun” yapılmak suretiyle ve az yukarda değinilen Avukatlık Kanununun ilgili hükümleri de birlikte değerlendirilerek, hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/1714, K. 2008/2430, 25 Şubat 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama