KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/1732 E., 2008/5312 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
355 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı kurumun avukatı olduğunu, 6.5.2003 tarihli ihtarname ile sözleşmesinin feshedildiğini, vekalet ücretinin ise ödenmediğini öne sürerek, 66.724.958.430 Tl.nın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasında düzenlenen tarihsiz sözleşmenin 3. maddesinin birinci fıkrasında sözleşmenin süresinin bir yıl olduğu, taraflar sözleşme bitiminden bir ay önce yazılı olarak feshi ihbarda bulunmadığı takdirde, aynı koşullarla sözleşmenin bir yıl uzayacağı 3. maddenin son fıkrasında, sözleşmenin feshi halinde ücretin 4. maddeye göre belirleneceği kararlaştırılmıştır.
Davalı 6.5.2003 tarihli ihtarnameyi davacıya göndererek, 3. madde gereğince sözleşmenin yenilenmeyeceğini bildirmiş, böylece sözleşmeyi feshetmiştir.
Sözleşmenin 3. maddesi ile sözleşmenin süresinin bitiminden bir ay önce veya her zaman bir ay sonra hüküm ifade etmek üzere tarafların yazılı ihbarla sözleşmeye son verebilecekleri kararlaştırıldığına göre, davalının 6.5.2003 tarihinde gönderdiği ihtarla sözleşmeyi yenilemeyeceğini bildirmesi, haksız fesih sayılamayacağı gibi, Avukatlık Kanununun 164. maddesi anlamında haksız azlin sonuçlarını doğuran bir fesih de değildir.
Ne var ki bu olgu davacının fesih tarihi itibariyle hiçbir ücret isteyemeyeceği anlamına da gelmez. Davacı vekalet ücretinin ödenmediğini belirterek bu davayı açmış, davalı ise davacı avukat hakkında görevi kötüye kullanmak sucundan açılmış olan davanın halen derdest olduğunu, bu nedenle davacıya ücret ödenmesi gerekmediğini savunmuştur. Davacı avukat, anılan ceza dosyasına konu olan 25 adet dosyaya ilişkin talebini ... bırakmıştır.
Bu durumda davacı avukat fesih tarihine kadar bitirdiği dosyalar nedeniyle, sözleşmenin 4. maddesi gereğince ücret ödenmesini isteyebilecektir. Mahkemece davacının alacağının bu şekilde hesaplanması için bilirkişiden rapor alınarak, sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/1732, K. 2008/5312, 14 Nisan 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama