KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/1911 E., 2008/9449 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı davalı avukatı duruşkmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere ... kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... ile davalı vekili avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile aralarında düzenlenen sözleşme uyarınca, 1997 ila 2003 yılları arasında mali müşavirlik yaptığını, sözleşmede belirlenen ücretin ödenmediğini alacağının tahsili için yaptığı icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı, sözleşmenin feshine ilişkin protokol uyarınca hiçbir hak talep edilmeyeceğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı temyizi yönünden yapılan incelemede; taraflar arasında düzenlenen 3.8.2004 tarihli sözleşmenin fesih protokolünde fesih tazminatı v.b. tazminat ödenmeyeceği yazılmıştır. Yine aynı tarihli belge başlıklı davacı tarafından verilen belgede davalı vakıf ve buna bağlı iktisadi işletmeden hiçbir ad altında alacak talebinde bulunmayacağı beyan edilmiştir. Bu belgelere göre davacının 2008/1911-9449
alacağı bulunmadığı halde icra takibi başlatılmıştır. İ.İ.K.’nun 67/2. maddesi hükmü uyarınca davacı icra takibinde haksız ve kötüniyetlidir. Davalı yararına kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken bu yönün göz ardı edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK’nun 438/7. maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/1911, K. 2008/9449, 3 Temmuz 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama