KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/2040 E., 2008/8147 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2008
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
455 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ...
İnşaat Koll.Şti’nden 10.9.2002 tarihinde taşınmaz satın aldığını,daire satış bedeline karşılık 10.3.2004,10.4.2004,10.5.2004,10.6.2004 vade tarihli toplam 7000 YTL bedelli malen kayıtlı senetleri verdiğini,ancak daha sonra ödeme zorluğu çekmesi üzerine davalı ... şirketi ile 4.6.2003 tarihli protokolü imzalayarak tapuda üzerine aldığı taşınmazı davalı şirkete iade ettiğini,senetlerinin bedelsiz kalıp iade edilmesi gerektiği halde iade edilmeyerek ,şirket yetkilisi olan diğer davalı A.... tarafından kötüniyetli olarak kızı davalı ... ye ciro edildiğini,davalı ... nin de senet hamili olarak aleyhine icra takibi başlattığını,senetlerin bedelsiz
kaldığını ileri sürerek senetler nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile ciro edilen senetlerin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... İnşaat Koll.ŞTi,davacı iddialarını doğrulayarak senetlerin bedelsiz kaldığını kabul etmiştir.
Davalı A.... şirket yetkilisi olduğunu ,davacı tarafından taşınmaz satışına binaen verilen senetleri 12.11.2002 tarihinde diğer davalıya ciro ettiğini,davacının yaptığı 4.6.2003 tarihli protokolden 7 ay önce ciro ettiğinden senetlerden dolayı sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Davalı ..., diğer davalı ... şirketinden alacaklı olduğunu, 12.10.2002 tarihinde dava konusu senetlerin alacağına karşılık verildiğini,protokolden haberi
2008/2040-8147
olmadığını şirketin muvazaalı bir işlemi olduğunu,iyiniyetli hamil olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının 10.9.2002 tarihinde davalı ...
İnşaat Koll.Şti’nden satın aldığı daire karşılığı 10.3.2004,10.4.2004,10.5.2004,10.6.2004 vade tarihli toplam 7000 YTL bedelli senetleri verdiği, ancak daha sonra tarafların bir araya gelerek 4.6.2003 tarihli protokol ile satıştan vazgeçilerek davacının verdiği senetlerin iadesine ve taşınmazın tapusunun da davalıya iadesinin kararlaştırıldığı,davacının kendisine devredilen taşınmazın tapusunu satıcının gösterdiği kişiye tapu ile devrini sağlayarak davacının üzerine düşen yükümlülüğünü yerine getirdiği tüm dosya kapsamı ile anlaşıldığı gibi, taraflar arasında da ihtilafsızdır.Davacı,
protokole göre kendisine iade edilmesi gereken senetlerin davalı şirket yetkili A.... tarafından kızı davalı ... ye ciro edildiği, ... tarafından da davacı aleyhine icra takibi yapılması üzerine borçlu olmadığının tespiti ile eldeki dava açılmıştır.Davalı A.... İnşaat Koll.Şti’nin idareci ortağı,davalı ... de onun kızıdır.
Davacı, bunların kötüniyetli el ve işbirliği içinde olduğunu iddia etmektedir.Davalı ... tarafından şirket adına yapılan temlikler de 12.11.2002 tarihinde yapıldığına dair tarih bulunmaktadır.Ciroya tarih atılması mutad ve uygulamada görülen bir şey değildir.Davalı ... alacağının neden kaynaklandığına dair somut bir iddia ileri sürüp delil de getirmemiştir.Öyle olunca tarihin sıf cirolara ğeçerlilik sağlanmak amacıyla 4.6.2003 protokol tarihinden önceki bir tarih atıldığı kanısını uyandırmaktadır.Hal böyle olunca davalı A.... ile Kızı davalı ... nin kötüniyetli oldukları,
el ve işbirliği içinde bulunduklarının kabulü gerekir.Davalı A.... şirket ortağı ve yöneticisi olarak bu ciroyu yaptığına göre sorumluluğu vardır.Yukarıda açıklanan nedenlerle Davalılar A.... ,... ve ... İnşaat Koll.Şti hakkında davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken , yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/2040, K. 2008/8147, 11 Haziran 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama