KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/2160 E., 2008/8464 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
410 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan harici sözleşme ile daire satın alıp 6500 E. Karşılığı 11.600.00 YTL kaparo verdiği, bakiye bedeli ödemek için kredi almak üzere dava dışı bankaya müracaat ettiğini, ekspertiz raporu hazırlandığını, ancak davalının ferağ vermeye yanaşmadığını ileri sürerek davalıya ödediği 11.600.00 YTL kaparo bedeli ile 11.600.00 YTL cezai şart 1.000.00 YTL kira kaybı ekspertize ödediği 350.00 YTL ve 2000 YTL de manevi tazminat olmak üzere toplam 26.550.00 YTL’nın tahsilini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya 2008/2160-8464
tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde hukuki tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 Sayılı Yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davalının 4077 Sayılı yasa anlamında satıcı olarak kabulü mümkün değildir. Bu durumda taraflar arasındaki uyuşmazlığın 4077 Sayılı yasa kapsamında kalmadığının kabulü gerekir.
Bu nedenle ve dava olunan miktara göre davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Bu durumda ara kararıyla davaya Genel Mahkeme sıfatıyla bakıldığına karar verilerek işin esasının incelenmesi gerekirken davaya Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla bakılarak yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
...
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/2160, K. 2008/8464, 16 Haziran 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama