KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/236 E., 2008/6279 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
484 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya ait taşınmazda kiracı olarak hipermarket işletmekte iken, 9.5.2005 tarihinde yağan kar nedeniyle taşınmazın tavanının çöktüğünü,yaptırılan tespitte binanın tekniğine uygun yaptırılmadığının belirlendiğini, davalının mal sahibi olarak sorumlu olduğunu ileri sürerek, altı aylık 150.000.00 YTL kar kaybı ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 170.000.00 YTL zararının olay tarihinden yasal faiziyle tahsilini istemiştir.
Davalı, olay tarihinde marketin faal olmadığını bu nedenle de kar kaybının olamayacağını savunarak davanın reddini dilemiş, karşılık davası ile de, davacının alıp götürdüğü çelik konstrüksiyon ve inşaat malzeme bedeli 64.346.00 YTL'nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece,asıl ve karşılık davaların kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Borçlar Kanunu’nun 250.maddesinde, kiralayan kira sözleşmesi süresince mecuru kiracının kullanımına hazır halde bulundurmakla yükümlü olup, mecur kiracının kusuru olmaksızın kullanılamaz hale gelir ise, BK 250/son fıkra gereğince kendisinin bir kusuru olmadığını ispat edemez ise kiralayan tazminat ile mükellef olur. Toplanan delillerden kiralayan kendisinin bir kusuru olmadığını kanıtlayamadığından çöken çatı nedeniyle oluşan zarardan sorumludur.
Ancak mahkemece davadan önce yaptırılan delil tespiti raporu esas alınarak sonuca gidilmiştir. Oysa rapor her iki tarafın da itirazına uğradığına göre, mahkemece, yeniden konusunda uzman kişilerden oluşan bilirkişi heyetinden mahkeme ve Yargıtay denetimine uygun rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi incelemesi ve raporuna dayanılarak karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-Davalı savunmasında, çöken çatı nedeniyle bir kısım malların davacı tarafından satıldığını belirterek itirazda bulunmuştur. Çatının çökmesi nedeniyle markette bulunan ve çökmeden dolayı zarar görmeyecek nitelikte olan malların bulunduğu bilindiğine göre, bu malların da bilirkişi aracılığı oluşan zarardan düşülmesi gerekirken, bu hususun dikkate alınmaması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
4-Mahkemece, çatının çökmesi nedeniyle 6 aylık kar kaybına hükmedilmiştir. BK'nun 98. maddesi yollaması ile BK'nun 44. maddesi gereğince, zarar gören zarara razi olduğu veya artmasına neden olduğu taktirde hakim zarar ve zıyanı indirebilir. Bu durumda bilirkişi incelemesi yaptırılarak aynı nitelikteki bir işin ne kadar sürede kurulabileceği ve mahrum kalınan karın ne kadar olabileceği belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar usul ve yasaya aykırıdır.
5-Mahkemece, karşılık davada çöken çatının kullanılabilir haldeki değerine hükmedilmiştir.Oysa çatı çöktükten sonra çıkan malzemeler hurda olduğuna ve hurda olarak satılmış olmasına göre, hurda değerine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/236, K. 2008/6279, 7 Mayıs 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama