KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/2537 E., 2008/8219 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 18.11.2006 tarihinde davalı ile haricen düzenlenen devre mülk satış sözleşmesi gereği satış bedelinin bir kısmının peşin, bir kısmının taksitle ödendiğini,davalının ihlas satış elemanına yapılan ödemeyi kabul etmeyerek kendisine tapuyu vermediğini ileri sürerek devre mülkün adına tescilini istemiştir.
Davalı,davacının eksik ödeme yaptığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, Tüketici Mahkemesinin görevli olduğuna dayanılarak davanın görev yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi, bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Somut uyuşmazlıkta davacı, davalıdan haricen satın aldığı devre mülkün adına tescili talebiyle eldeki davayı açmıştır. Devre mülk hakkı, kat mülkiyeti kanununda düzenlenen taşınmazın müşterek mülkiyet payına bağlı bir hak olup, taşınmazın aynına yönelik olduğundan bu kabil satışların resmi şekilde yapılması gerekmektedir. Uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülebilmesi için de geçerli bir sözleşmenin varlığı şarttır. Hal böyle olunca sözleşme resmi şekilde yapılmadığından taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabulü mümkün değildir.
2008/2537-8219 Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kalmadığına göre davaya bakma görevi genel mahkemelere aittir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak sözkonusu olmaz. Bu durumda mahkemece işin esasına girilerek sonucu hakkında hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde Tüketici mahkemesinin görevli olduğundan bahisle hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/2537, K. 2008/8219, 12 Haziran 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama