KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/2990 E., 2008/10166 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Temmuz 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
454 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 21.9.2004 tarihinde 32.000 YTL'ye davalıdan 50 m2 alanlı dükkan satın aldığını, dükkanın tamamlanmamış olarak kendisine teslim edildiğini, tamamlayıp kiraya verdiğini, ancak dava dışı kişinin açtığı dava sonucu dükkanın 2/3'nün eliden alındığını, davalının kendisini hile ile kandırdığını bildirip, uğradığı zarara karşılık eksilen alanın rayiç değeri olan 6.000 YTL'nin fazla hakları saklı kalarak davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı iddianın doğru olmadığını, davacıya 224/23016 arsa paylı zemin kat B blok 4 bağımsız bölüm nolu dükkanın sattığının, davanın bir yıllık süre geçirilerek açıldığını bildirip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davacının iki dükkanı birlikte aldığını yazılı belge ile kanıtlıyamadığını, bu konuda davalıya yeminde teklif etmediğinden 3 nolu dükkanın değerine ilişkin talebin reddine, bu dükkan için yaptığı 3.875 YTL masrafın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava hile hukuki nedenine dayanılarak açılmıştır. Bu tür davalarda dayanılan hile olgusunun ispatı için tanık dinlenilmesi mümkündür. Yeminle dinlenilen davacı tanıklarının beyanları ile dosya kapsamından, arsa malikleri ile dava dışı yüklenicinin yaptıkları kat karşılığı inşaat
sözleşmesine göre, Elazığ ...
Mahallesinde bulunan 7543 parsel sayılı taşınmaz üzerine inşaa edilen binalardan ... bağımsız bölüm nolu dükkanların, arsa sahiplerinden olan davalı tarafından tek dükkan olarak, tamamlanmamış haliyle davacıya satılıp fiilen de teslim edildiği, davacının da dükkanı tamamlayıp kiraya verdiğini, ancak davalının tapuda davacıya 4 nolu dükkana isabet eden 224/23016 arsa payını devrettiği, yani davalının hile ile kandırarak satıp teslim ettiği aslında iki dükkandan birisini davacıya satılmadığı, olayda hile olğusunun gerçekleştiği anlaşılmıştır.
Davacı hile olduğunu, dava dışı Alaattin Gökçenin açtığı Elazığ 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/721 esas 2005/509 karar sayılı dosyanın karara bağlanmasından sonra, davacı kiracısına ve davacıya vaki başvurusu üzerine öğrendiği ve davacının bu davayı bir yıl içinde açtığı için, olayda B.K. 31.maddesinde öngörülen zamanaşımıda gerçekleşmemiştir.
Öyle olunca davacının uğradığı zarar olarak davalıya yaptığı ödemeden, kendisine tapusu verilmeyen 3 nolu dükkana isabet eden miktarı isteyebilir. Davacı tarafından davalıya satış bedeli olarak 32.000 YTL ödendiği iddia edilmiş, davalı bu miktara karşı koymamıştır.
Davacının ödediği satış bedelinden, davacıya tapuda satışı yapılmayan 3 nolu dükana isabet eden kısım gerektiğinde bilirkişi aracılığıyla belirlenerek sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/2990, K. 2008/10166, 21 Temmuz 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama