KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/3268 E., 2008/9421 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
427 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı SS Ilgın Pancar Ekiciler kooperatifinde davacı adına düzenlenmiş olan 17.9.2001 tarihli teslim ve alındı tutanağındaki 2.503.800.000 TL lik buğdayları davalının teslim aldığını, bunu savcılıktaki beyanıyla kabul ettiğini, ancak buğdayların bedelini ödemediğini, kendisi aleyhine yapılan icra takibini bildirmesine rağmen ilgilenmediğini, borcun faizleri ile 10.000,00 YTL ye ulaştığını, bunun kendisi için munzam zarar teşkil ettiğini ileri sürerek 2.503.800.000 TL’nin aldığı tarihten itibaren faizi ile, munzam zarar için de fazlasını saklı tutarak 1.000,00 YTL nin faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının da müteselsil borçlu konumunda olduğunu, savcılıktaki beyanın borçlandırıcı bir beyan olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, görev nedeniyle bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu davalının savcılıktaki beyanına dayanılarak davanın kabulüne, 10.000,00 YTL nin faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle bozmaya ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı davasını açarken takibin, faizlerle 10.000,00 YTL ye ulaştığını ancak kendisinin fazlasını saklı tutarak toplam 3.503,80 YTL istediğini bildirmiştir.Yargılama aşamasında bu istem ıslah talebi ile arttırılmamıştır. HUMK
2008/3268-9421
74. maddesi gereğince hakim tarafların talep ve beyanları ile bağlıdır ve talepten fazlasına karar veremez. Dolayısı ile davacının toplam talebi 3.503,80 YTL iken talebin aşılması suretiyle sadece görev belirlemede dikkate alınması gereken 10.000,00 YTL üzerinden hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır.
3-Davacı, davalının ihtiyacı için kendisi adına alınan borcu davalının ödemediğini, aleyhine yapılan takipte borcun faizleriyle çok yükseldiğini ileri sürerek fazlasını saklı tutarak eldeki davayı açmıştır.
Davalı icra takibinde müşterek ve müteselsil borçlu olarak kendisi aleyhine de aynı takibin yapıldığını ve kendi maaşından da kesintiler yapıldığını ve makbuzla ödemesinin olduğunu , ayrıca davacının kooperatifin faiz affından yaralanarak çok daha az ödeme yaptığını bildirmiştir.Davacı da dava dışı kooperatifin faiz affından yararlanarak borcu ödediğini kabul etmiş ancak ne kadar ödediği hususunda bir açıklamada bulunmamıştır.
Hal böyle olunca davacının dava dışı kooperatife ne kadar ödeme yaptığının ve davalı tarafından davaya konu icra dosyasına ne kadar ödeme yapıldığının araştırılarak kesin borç miktarı bulunup sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/3268, K. 2008/9421, 3 Temmuz 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama