KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/3509 E., 2008/10562 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2008
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan aldığı iki adet telefon hattı ile hiç konuşma yapmadığı halde aleyhine fatura tahakkuk ettirilerek aleyhine icra takibi yapılıp haciz uygulandığını, açtığı sözleşmenin feshi davasının kabul edildiğini ileri sürerek, yaptığı masraflar, ödemeler v.s. 3.000 YTL. maddi ve 17.000 YTL. manevi tazminatın yasal faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davacının aynı nedenle tazminat talebini de içeren davasının sonuçlanması nedeni ile ortada kesin hüküm bulunduğunu, tazminat koşullarının da oluşmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 41,60 YTL. maddi, 2000 YTL. manevi tazminatın faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm; davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Taraflar arasında görülen İstanbul 1.Tüketici Mahkemesi’nin 2001/1562 Esas sayılı dosyasında davacının davalı ... A.Ş. ile ... Akaryakıt San. Tic. Ltd. Şti. aleyhine dava açtığı, açılan bu davanın konusunun eldeki dava ile aynı olduğu söz konusu davada sözleşmenin feshi ile birlikte 500 YTL. maddi ve 500 YTL. manevi tazminatın davalılardan ... şirketinden tahsilini talep ettiği, mahkemece ...
Şirketi hakkındaki davanın davacının feragatı nedeniyle reddine karar verildiği yine eldeki davanın davalısı olan ... A.Ş. hakkında ise davanın kabulü ile taraflar arasında düzenlenmiş bulunan sözleşmelerin 1.3.2001 tarihi itibariyle feshine karar verildiği ve verilen kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği dosya kapsamı ile anlaşılmaktadır. Davacının eldeki dava ile de, kesinleşen dava ile talep ettiği tazminat
2008/3509-10562 kalemlerini istediği gözetildiğinde, HUMK’nun 237.maddesinde açıklandığı şekilde ortada tarafların, müddeabihin ve dava konusunun aynı olduğu bir kesin hükmün varlığının kabulü zorunludur. Bu nedenle davanın kesin hüküm nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/3509, K. 2008/10562, 15 Eylül 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama