KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/3633 E., 2008/10541 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
461 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu kaydının iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, murisleri ... ...’nın davalılar ... ..., ... ..., ... ... ve diğer davalıların murisi olan ... 1978 yılında harici sözleşme ile satın almış olduğu taşınmazın tapusunun devredilmediğini ileri sürerek, satış konusu taşınmazın tapusunun iptali ile miras hisseleri oranında adlarına tapuya tesciline, kabul edilmediği takdirde ise taşınmazın dava tarihindeki rayiç değeri ile taşınmaza yapmış oldukları tüm masrafların davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, sözleşmenin yapıldığı 31.8.1978 tarihinde ödenen 150.000 TL’nin dava tarihi itibariyle ulaştığı alım gücü karşılığı olan 22.254.057.813 TL ile taşınmazda yetiştirilen kaysı ağaçlarının değeri olan 4.356.000.000 TL’nin toplamı olan 26.610.000.000 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında bulunan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava konusu taşınmazın, 23.7.1980 tarihinde kesinleşen
2008/3633-10541
tapulama mahkemesi kararı gereğince, 1319 tarihli önceki tapu kaydının hukuki değerini yitirdiği kabul edilerek, kazandırıcı zilyetlik esaslarına göre davalıların murisi olan ... ...’in mirasçıları adına tapuya tescil edildiği, 31.8.1978 tarihli haricen düzenlenen satış sözleşmesi gereğince de davalılar ... ..., ... ..., ... ... ve diğer davalıların murisleri olan ... ... tarafından davacıların murisleri olan ... ...’ya 150.000 TL karşılığında satıldığı anlaşılmaktadır.
Davacılar, her ne kadar dava dilekçelerinde, adı geçen sözleşme nedeniyle satışa konu olan taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin ödetilmesini talep etmişlerse de, 14.6.2006 tarihli celsede, satış bedeli olarak ödenen miktarın dava tarihi itibariyle satın alma değerinin hesaplanarak tahsiline karar verilmesini istemişler, mahkemece de davacıların bu talepleri doğrultusunda alınan 21.9.2006 tarihli bilirkişi raporu gereğince, satış bedeli olan 150.000 TL’nin dava tarihi itibariyle ulaştığı alım gücü karşılığı olarak belirlenen 22.254.057.813 TL’nin tahsiline karar verilmiştir.
Ne var ki bilirkişi tarafından bu hususta yapılan hesaplamada, sadece enflasyon verilerinin esas alındığı, diğer ekonomik değerlerdeki artışların ise dikkate alınmadığı görülmektedir.
Oysa ki davacıların murisi tarafından satış bedeli olarak davalılara ödenen bedelin, denkleştirici adalet ilkesi gereğince dava tarihi itibariyle ulaştığı alım gücü karşılığının belirlenmesi için sadece enflasyon verilerinin değil, tüketici eşya fiyat endeksi, altın ve döviz kurlarındaki artışlar, memur maaş ve işçi ücretlerindeki artışlar gibi çeşitli ekonomik etkenlerin de dikkate alınması ve tüm bu ekonomik etkenlerdeki yükselişin ortalamasına göre tespit edilecek miktarın tahsiline karar verilmesi gereklidir.
Mahkemece açıklanan bu husus gözardı edilerek sadece enflasyon verileri esas alınmak suretiyle yapılan hesaplamaya göre yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/3633, K. 2008/10541, 15 Eylül 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama