KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/3701 E., 2008/10879 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2008
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
570 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının ...-... Toplu konut projesi kapsamında yapılan satış ilanına göre, bütçesine uygun olan A/1 Blok 14 nolu daireyi 53.992.00 YTL. bedelle satın aldığını ve 26.4.2005 tarihli sözleşme imzalandığını, aylık taksit ödemelerini yaparken aradan 1 yıl geçtikten sonra, davalının hiçbir haber vermeden bankaya talimat vererek satış fiyatını 4.617.00 YTL. artırdığını ve yaptığı itirazı da satış ilanında hata yapıldığı gerekçesi ile reddedildiğini, davalının satış koşullarını 1 yıl sonra keyfi olarak değiştiremeyeceğini ileri sürerek , artıştan dolayı sorumlu olmadığını tesbitini ve muarazanın giderilmesini istemiştir.
Davalı, idarenin planlarında yaptığı değişiklik nedeniyle oluşan fiyat farkını sözleşmeye göre talebe hakkının olduğunu, dava konusu daireye ilişkin projenin satış işlemlerini baz teşkil eden çizimler üzerindeki daire numaraları ile şerefiye puanlarına baz oluşturan daire numaralarının örtüşmemesi nedeni ile konutların şerefiye bedellerinin satış listelerine doğru yansımadığının anlaşıldığını, bu nedenle tesbit edilen bedelin esasen alıcının seçtiği konutun bedeli değil, numaralandırmadaki kaymaya göre, o numaraya hangi daire geliyorsa onun bedeli olduğu,
böylece ilk dönemde satışa sunulan konutların bedellerinde sehven kuzey daire-güney daire bedelini , güney daire-kuzey daire bedelini aldığını bu nedenle oluşan değer artışının davacıdan talep edildiğini, idare hesabına geçen bir paranın bulunmadığını savunarak , davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalı idarenin satış listesinde daire ve şerefiye eşleştirmelirinin hatalı yapılması nedeni ile davacının şerefiye bedelinin düşük tesbit edildiği bu durumun maddi yanılgıdan kaynaklandığı ve alıcı yararına kazanılmış hakkın doğmayacağı, davacıdan karşılığı olmayan bir bedelin 2008/3701-10879 talep edilmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Davacı satılan konut bedeli olarak sözleşme dışı kendisinden fazla para talep edildiğini ileri sürmüş, davalı da talebin şerefiyelerin satış listesine doğru yansıtılmadığından kaynaklandığını savunmuştur. Davalı idare tarafından ...-...
Toplu konut uygulaması çerçevesinde toplam 720 adet konutun satışa sunulduğu, en düşük konut fiyatının 43.731 YTL. en yüksek konut bedelinin 59.250 YTL. olduğunun satış duyurusu ile ilan edildiği ve davacı ile yapılan 26.4.2005 tarihli sözleşme ile de, davacıya A/1 blok 14 nolu dairenin 53.992.00 YTL. bedelle satışının öngörüldüğü ve ödeme ve teslim koşullarının belirlendiği,
davacıya dairenin teslim edilmesinden sonra ... bankası tarafından davacıya taksidinin artırıldığının bildirildiği ve davacının idareye yaptığı müracaatında da, idare tarafından şerefiye fiyatlarının yansıtılması nedeni ile artışın yapıldığını bildirildiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Davacı, A/1 blok 14 nolu daireyi 53.992.00 YTL. bedelle satın alma iradesi ile davalı ile anılan sözleşmeyi imzalamıştır. Sözleşmenin 2.2. maddesinde aylık taksitlerin memur maaş artış oranına göre tesbit edileceği açıklanmış başkaca artış hükmü getirilmemiştir.
Kaldı ki, satış ilanında en düşük konut bedelinin 43.731 YTL. olduğu açıklandığı gibi, yine idare tarafından belirlenen konutlara ilişkin fiyatlandırma tablosunda da, dava konusu A/1 blok 14 nolu dairenin satış fiyatının 53.992.00 YTL. olduğu yazılmıştır.
İdare tarafından yapılan artırımın sözleşmede öngörülen taşınmazın plan ve projesinde gerekli görülen teknik ve yönetimsel değişikliğinden ya da teslimden sonra ortaya çıkmış bir vergi ve harçtan kaynaklanmadığı ve şerefiye puanlamaları arasında hata yapıldığı konusunda uyuşmazlık yoktur. Bu husus davalı idarenin kendi kusuru olup, üzerine düşen yükümlülüğü sonuna kadar yerine getirmekle yükümlüdür.
İdarenin kendi kusurundan kaynaklanan zararına katlanması hakkaniyet ilkesinin bir gereğidir. Tarafların sözleşme hükümleri ile bağlı olması da esas olup, davalının kendi kusurundan kaynaklanan zarara katlanması gerektiğinden, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/3701, K. 2008/10879, 22 Eylül 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama