KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/3880 E., 2008/9781 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
469 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı banka, davalının bireysel kredi sözleşmesine göre kendilerinden aldığı kredinin 4 taksidini zamanında ödemediği için ihtarname çektiklerini, akabinde bu yüzden icra takibi yaptıklarını, davalının aleyhine yapılan icra takibine itiraz ettiğini, borcun bir kısmını icra takibinden sonra ödediğini 5945 YTL. borcu kaldığını belirterek, kalan bu miktar üzerinden itirazın iptaline %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davacı bankaca ödenmeyen borç taksitleri için kendisine ihtarname çekilip ödemesi için 7 gün süre verildiğini, kendisinin tanınan bu süre içerisinde ödenmeyen taksitleri ödediğini, davacı, bankanın buna rağmen tüm borç için aleyhine icra takibi yaptığını belirterek davanın reddine ve %40 tazminata karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporuna göre davacı bankaca, davalıya çekilen ihtarname de verilen 7 günlük süre içerisinde davalının geciken taksitleri faizleri ile birlikte yatırdığı ve icra takip tarihi itibariyle ödenmeyen taksitlerin muaccel hale gelmediği gerekçesiyle davanın reddine, davalı lehine 5945 YTl. üzerinden hesaplanacak olan %40 tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davacı bankanın bireysel kredi sözleşmesine göre davalıya verdiği kredi taksitlerinin süresinde ödenmemesi nedeniyle yaptığı icra takibine davalının itirazı üzerine açılmış itirazın iptali davasıdır.
Yapılan yargılama sonucunda toplanan delillerden; davacı bankanın davalıya çektiği ihtarnamede tanıdığı 7 günlük süre içerisinde birikmiş 4 adet borç taksidinin faizleriyle birlikte ödenmiş olmasına rağmen davacı bankanın sözleşmeye göre tüm borcun muaccel olduğu gerekçesiyle davalı aleyhine icra takibi yaptığı anlaşılmaktadır.
İİK.nun 67 maddesine göre alacaklı hakkında tazminata hükmedilmesi alacaklının hem haksız hem de kötü niyetli olması şartlarına bağlanmış olup, bu şartlardan birinin yokluğu halinde alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmesi mümkün değildir.
Davacı bankanın gecikmiş borç taksitleri dolayısıyla sözleşmeye göre kalan borcuda muaccel hale getirip tüm borç için ihtarname çekmeden takip yapması mümkünken davalıya gecikmiş borç taksitleri için ihtarname çektikten sonra tanınan süre içerisinde borç taksitlerinin ödenmesine rağmen davalı aleyhine icra takip yapmakta haksız ise de kötü niyetle takip yaptığından bahsedilemez.
Dosyada davacının kötü niyetle hareket ettiğini gösterir delil bulunmadığı gibi, davalıda dosyaya gönderdiği 30.5.2008 tarihli dilekçesiyle dava nedeniyle mahkemece lehine hüküm altına alınan %40 tazminattan feragat ettiğini bildirmiştir. Bu durumda mahkemece davacı aleyhine tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onananması HUMK:nun 437/7 maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/3880, K. 2008/9781, 10 Temmuz 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama