KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/4234 E., 2008/10661 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
493 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne, fazla talebin reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı ... (...) avukatınca duruşmalı, diğer davalı ve davacı avukatı duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı ... (...) vekili avukat ... ... geldi, davacı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı hastanede davalı doktor tarafından tüplerinin bağlanması için ameliyat edildiğini, hatalı ameliyat sonucunda kalın bağırsağı ve yumurtalığının parçalandığını, bu nedenle yeniden ameliyat olmak zorunda kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 YTL. maddi, 20.000,00 YTL manevi tazminatın tahsilini istemiş, 25.10.2007 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 1.924,74 YTL ye çıkarmıştır.
Davalılar, davanın reddini dilemiş, davalı hastane Islahla istenen miktarın zamanaşımına uğradığını savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 1.924,74 YTL maddi tazminat ile 9.000,00 YTL manevi tazminatın 3.5.2002 tarihinden itibaren yasal faizi ile müşterek ve müteselsilen davalılardan tahsiline, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ile davalılardan Dr...(...)ın tüm, davalı .... Şti.'nin aşağıdaki bendinkapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının, 3.5.2002 tarihinde davalı ... Hastanesinde, davalı doktor tarafından yapılan hatalı ameliyat neticesinde yeniden ameliyat olduğu, dosya içindeki bilgi, belge ve adli tıp raporunun incelenmesinden anlaşılmaktadır. Davacı 28.3.2003 tarihinde açtığı dava ile a 1.000,00 YTL. maddi tazminat, 20.000,00 YTL manevi tazminat isteminde bulunmuş, 25.10.2007 tarihinde verilen ıslah dilekçesi maddi tazminat talebini 924,74 YTL daha arttırdığını
2008/4234-10661
bildirmiştir. Davalı Hastane tarafından davacının bu talebine karşı süresinde zamanaşımı definde bulunulmuştur. Davacının, 3.5.2002 tarihinde yapılan hatalı ameliyat nedeniyle 5.5.2002 tarihinde Haydarpaşa Numune hastanesinde ikinci ameliyatı olduğu 21.5.2002 tarihinde de hastaneden taburcu edildiği, rahatsızlığında gelişen ve artan bir durumun olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda davacının, zarara uğradığını en geç hastaneden taburcu edildiği 21.5.2002 tarihinde öğrendiğinin kabulü gerekir. Zararın varlığının öğrenildiği tarihte davacının dava açma hakkı doğar ve zamanaşımı da işlemeye başlar. Zararın varlığının öğrenilmesi zamanaşımının başlaması için yeterli olup, ayrıca zararın kapsam ve miktarının tam olarak öğrenilmesi, zamanaşımının başlaması için bir koşul olarak aranmamaktadır.
Bu durumda somut olayda 21.5.2002 tarihinden itibaren zamanaşımı süresi işlemeye başlamıştır. Taraflar arasındaki ilişki vekalet sözleşmesine dayanmaktadır. B.K.nun 126/4. maddesine göre vekalet sözleşmesinden doğan davalar beş yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Davacının, 25.10.2007 tarihli ıslah dilekçesi ile istediği 924,74 YTL’lik talebi, beş yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra yapıldığından reddi gerekir.
Mahkemece, ıslahla istenen miktarın reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/4234, K. 2008/10661, 16 Eylül 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama