KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/4260 E., 2008/10686 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
408 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı ... avukatınca duruşmalı diğer davalı ... ... ve davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı ... ... vekili avukat ... ile davacı vekili avukat ... gelmiş, diğer davalı tarafından gelen olmadığından onun yokluğuda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılar ile ortak murisleri babalarının 8.3.2001 tarihinde vefat ettiğini,murislerinden kalan malların satılmasını temin amacı ile davalı kardeşi ... ...’a 5.12.2001 tarihinde Üsküdar 3. Noterliğinden vekaletname verdiğini, davalı kardeşi ...’in, verdiği vekalet görevini kötüye kullanarak taşınmazlardaki hissesini el ve işbirliği içinde olduğu diğer davalı kardeşi ...’a 8.1.2002 tarihinde devrettiği halde satış bedelinden hissesini ödemediklerini, davalıların taşınmazın bugünkü değerinden sorumlu olduklarını belirterek,taşınmazlardaki hisse bedeli olan toplam 56.751,00 YTL’nın satış tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müştereken ve muteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalılar davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davalılar ... ... hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, Davalı ... ... ve ... ... aleyhine acılan davanın kabulü ile 56.751,00 YTL‘nın dava tarihinden yasal faizi ile davalı ... ve ... ... alınmasına karar verilmiş; hüküm, davacı ile davalı ... ve ... ... tarafından temyiz edilmiştir.
2008/4260-10686
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve Özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlık bulunmamasına göre davalıların tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasındaki ilşki vekalet aktinden kaynaklanmaktadır. BK. Md. 392 uyarınca; vekil edenin istemi üzerine, gördüğü işin hesabını vermek ve vekillik nedeniyle, her ne ad altında olursa olsun, almış olduğu nesneyi vekil edene ödemekle yükümlüdür. Vekil, kendinde alıkoyduğu paranın faizini de ödemek zorundadır. Öyle olunca mahkemece tahsiline karar verilen alacağa, paranın davalı tarafından alındığı 8.1.2002. tarihten itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken, dava tarihinden faiz yürütülmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK. 438/7 maddesi hükmü uyarınca mahkeme kararının aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar verilmistir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/4260, K. 2008/10686, 17 Eylül 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama