KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/4286 E., 2008/11136 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
554 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı şirket, 1.1.1996 tarihli kira sözleşmesi ile kiralamış oldukları davalıya ait taşınmazı, 8.11.2001 tarihli ihtarla feshederek anahtarları notere tevdi ettiklerini, 15.6.2002 tarihinde tebliğ edilen ihtarla bu durumun davalıya da "bildirildiğini, kira bedelleri nedeniyle borçlu oldukları miktarın, kira başlangıcında verilmiş olan 30.000,00 Dolar depozitodan mahsubundan sonra kalan 23.969,00 Doların iadesini talep etmelerine rağmen kabul edilmediğini ileri sürerek, 23.969,00 Dolar asıl alacak ile 5.635,08 YTL faiz miktarı toplamı olan 29.604,08 Dolar karşılığı 39.530,32 YTL'nin reeskont faizi ile birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiğini, davacı şirketin ödemediği veya eksik ödediği kira bedelleri nedeniyle kendisine borçlu olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davacı kiracı tarafından anahtarların notere tevdi edildiğinin kiralayana bildirildiği Haziran 2002 tarihine kadar ödenmeyen veya eksik ödenen kira bedellerinin, depozito miktarından mahsubu ile kalan miktar olan 31.770,90 YTL alacağın davalılardan tahsiline, taşınmazın aynı şartlarla kiraya verilebileceği süreye ilişkin olan kira bedellerinin mahsubu talebinin ise, bu alacağın kira sözleşmesinin 3/iii maddesinde belirtilen "kira borcu, işletme giderleri ve hasar teminatı kapsamında kabul edilemeyeceğinden reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davacı, 26.7.2002 tarihli ihtarname ile davalıları, 30.7.2002 tarihinde temrrüde düşürmüştür. Bu nedenle 30.7.2002 tarihinden itibaren alacağına faiz yürütülmesini isteyebilir. Ne varki dava dilekçesinde alacağın faizinin hangi tarihten itibaren yürütülmesini istemediğinden faize dava tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekir. Kaldıki, kararın gerekçesinde dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği kabul edilmesine rağmen faiz isteminin tümüyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-Davalının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Taraflar arasındaki 1.10.1996 tarihli ve 20 yıllık kira sözleşmesinin, davacı kiracı tarafından tek taraflı olarak feshedildiği anlaşılmaktadır. Sözleşmenin "Kiracının Sözleşmeyi Feshi" başlıklı 13. maddesinin (iii) bendinde, "Kiracı kira süresi içinde herhangi bir zamanda tek taraflı olarak sözleşmeyi 6 ay önceden yazılı olarak ihbar etmek suretiyle fesih hakkına sahiptir.
Bu durumda feshin hüküm ifade ettiği tarihe kadar kira bedelleri ödenmeye devam edilecek ve ayrıca mecurun tahliye edildiği tarihten sonraki 6 ay boyunca kira bedelinin yarısı tutarında bir meblağ kiracı tarafından kiralayana ödenecektir.
Mecurun, tahliyeyi takip eden bu 6 aylık süre zarfında yeniden kiraya verilmesi halinde kiracının söz konusu meblağları ödeme mükellefiyeti, mecurun kiraya verildiği tarih itibariyle kendiliğinden sona erecektir ... " hükmü bulunmakta olup, yargılama sırasında alınan 24.3.2007 tarihli bilirkişi raporunda da dava konusu taşınmazın aynı şartlarla 2,5 ay içinde yeniden kiraya verilebileceği açıklanmıştır.
O halde mahkemece davacı şirketin, sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetmiş olması ve az yukarda belirtilen ilgili sözleşme hükmü gereğince tahliyeden sonraki döneme ilişkin sorumlu olması gereken kira miktarlarının da hesaplanarak depozitodan mahsubu gerekirken, kira borcuna ilişkin söz konusu bu mahsup talebinin, sözleşmenin 3-iii maddesinde depozitodan mahsup edileceği kararlaştırılan "kira borcu, işletme giderleri ve hasar teminatı" kapsamında sayılamayacağı gerekçesiyle reddine
karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/4286, K. 2008/11136, 6 Ekim 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama