KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/4330 E., 2008/9698 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
459 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, ...'de bulunan 5 adet büro nitelikli taşınmazının satışı için 13.1.2003 tarihinde davalıya vekalet verdiğini, davalının bu taşınmazları 16.1.2003 tarihinde dava dışı 3.şahıslara sattığını, Türkiye'ye döndüğünde satışa konu taşınmazların mevki ve konum itibariyle çok değerli olduğunu öğrendiğini, araştırdığında, tapuda gösterilen bedelden çok daha yüksek bedelle satılmış olduğunu öğrendiği, davalının da, satış bedelinin tapuda gösterilen bedelden daha fazla olduğunu kabul ederek farkı ödeyeceğini söylediğini, ancak satış bedelinin büyük kısmının kendisine ödenmediğini ileri sürerek, gerçek satış bedelinden fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 25.000.00 YTL'nin tahsilini istemiş, ıslah dilekçesi ile talebini 61.500,00 YTL'ye çıkartmıştır.
Davalı satıma konu taşınmazların pazarlığını davacının bizzat yaptığını, toplam 73.000 dolara, satılması hususunda anlaşıldığını, tapudaki işlemin 55.000,00 YTL'yi satış bedeli gösterilerek yapıldığını 55.000.00 YTL'yi davacıya elden ödediğni, birkaç gün sonra davacının banka hesabına 49.000 dolar yatırdığını, davacıya borcu bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının önce satış bedeli olarak 55.000.00 YTL'nin kendisine ödendiğini ileri sürerek eldeki davayı açtığı, davalının savunması üzerine kendisine sadece 49.000 dolar ödendiğini kabul ettiği, davalının, davacıya 55.000.00 YTL ve 49.000 dolar olmak üzere 136.046.00 YTL ödediğinin sabit olduğu, taşınmazların satış tarihi itibariyle belirlenen değerinin ise 120.000.00 YTL olduğunun anlaşıldığını, bu halde davacı tarafından tahsil edilmiyen satış bedeli kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar
verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının adına kayıtlı bulunan taşınmazları satmak üzere 13.1.2003 tarihinde davalıya vekaletname verdiği, davalının bu vekaletnameye dayanarak 16.1.2003 tarihinde taşımazları 3.şahıslara toplam 55.000.00 YTL bedel göstererek resmi satış yaptığı, dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Davalı, taşınmazların 73.000 dolara satıldığının, satış bedelinin kendisine ödendiğini, satış bedelinin 55.000.00 YTL'sini elden davacıya ödediğini 49.000 doları ise banka havalesi yoluyla davacıya gönderidiğini savunmuş, davacı cevaba cevap dilekçesinde kendine elden 55.000 YTL ödeme yapılmadığını, satış bedeline karşılık davalının sadece 49.000.00 dolar ödediğini bildirmiştir.
Mahkemece, davacının dava dilekçesindeki beyanlarında tapuda gösterilen 55.000.00 YTL'lik bedelin ödendiğini kabul ettiği, sonrada 49.000.00 doları aldığını kabul ettiği, bu halde ödenmemiş satış bedeli bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar ... isede, dosya içerisine davacının satış bedelinin 55.000.00 YTL'inin tahsil ettiğine dair açık bir beyanı olmadığı gibi, bu anlama gelecek bir ifadesi de bulunmamaktadır.
Davalı, savunmasında 55.000.00 YTL'yi elden ödediğini iddia ettiğine göre, ödeme savunmasını ispat yükü davalıya düşer. Davalı, 55.000.00 YTL ödediğini yasal delillerle ispatlamalıdır. Mahkemece, davalının savunmasının ispat için delilleri sorulup, gerektiğinde davacıya yemin teklif etme hakkı olduğu da hatırlatmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, yanlış değerledirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/4330, K. 2008/9698, 10 Temmuz 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama