KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/4353 E., 2008/9701 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
494 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 30.6.2001 tarihli ... ...
Tatil Köyü Devre Mülk satış sözleşmesi ile 212 ada 1 parselde kayıtlı taşınmaz üzerine kurulacak apartmanın 4 blok B giriş kapısı 19 nolu dairesinin belli dönemlerde kullanmak üzere kendisine satışının yapıldığını, satış bedeline karşılık kısmen peşin ödeme ile 24 adet senet tanzim ederek davalıya verdiğini, resmi şekilde yapılmayan sözleşmenin geçersiz olduğunu ileri sürerek ödediği 2.730,00 YTL’nin temerrüt tarihi olan 23.11.2004 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline, davalı elinde bulunan 21 adet bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile senetlerin kendisine iadesine karar verilmesini istemiş,
26.4.2006 tarihinde verdiği ıslah dilekçesi ile, dava dilekçesinde temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesini istemiş ise de faizin başlangıç tarihi açısından davayı ıslah ettiğini bildirerek her bir ödenen taksit miktarına ödeme tarihlerinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, sözleşmedeki şekil eksikliğinin ileri sürülmesinin MK 2. maddesine aykırılık teşkil ettiğini, sözleşmeye aykırı bir durumun bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin resmi şekilde yapılmadığından geçersiz bulunduğu, davacının ödediği miktarı geri isteyebileceği, Yargıtay kararları gereğince denkleştirici adalet ilkeleri gereğince ödenen 2.360,00 YTL’nin dava tarihi itibariyle ulaşacağı alım gücü olarak belirlenen 4.026,75 YTL’nin dava tarihinden itibaren
işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, faiz hususundaki fazla talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, dava dilekçesinde haricen düzenlenen geçersiz sözleşme nedeni ile ödediği 2.730,00 YTL’nin temerrüt tarihi olan 23.11.2004 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle iadesi ile davalı elinde bulunan 21 adet bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiş, bilahare 26.4.2006 tarihli ıslah dilekçesinde ise faiz başlangıç tarihi açısından davasını ıslah ettiğini bildirerek peyderpey ödediği miktarlara ödeme tarihlerinden itibaren faiz yürütülmesini istediğini bildirmiştir.
HUMK’nun 74. maddesi gereğince talepten fazlasına karar verilmesi mümkün olmadığından mahkemece davacının ödediği miktarın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmesi gerekirken, davacının denkleştirici adalet ilkeleri gereğince ödediği paranın dava tarihi itibariyle ulaşacağı alım gücünün tespiti ile bu miktarın tahsiline ilişkin bir talebi bulunmamasına rağmen bu yönde hesaplama yapılarak bulunan miktarın tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Davacı, dava dilekçesinde davalı elinde bulunan 21 adet senet nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile senetlerin kendisine iade edilmesini de istemiş, mahkemece bu talep hakkında olumlu yada olumsuz bir karar verilmemiş olması da ayrıca usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Bundan ayrı kabul şekline göre davanın reddedilen bölümü bulunmamasına rağmen hüküm kurulmayan kısımla ilgili olarak davalı yararına fazla vekalet ücreti takdiri de doğru görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/4353, K. 2008/9701, 10 Temmuz 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama