KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/4363 E., 2008/9702 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
376 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki oto tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı adına kayıtlı ... plaka sayılı aracı davalının yasal temsilcisi ve vekili sıfatıyla hareket eden dava dışı ... ... adlı şahıstan 19.500,00 YTL’ye satın aldığını, 28.10.2003 tarihinde noterde resmi satış yapıldığını, trafik kaydının tescili için başvurduğunda araç üzerinde çalıntı kaydı bulunduğundan bahisle tescil işleminin yapılmadığını, çalıntı kaydının silinmesi için ceza mahkemesine başvurduğunda hukuk mahkemesinde dava açmakta muhtariyetine karar verildiğini, iyiniyetli olduğunu, aracın mülkiyetini kazandığını ileri sürerek ... plaka sayılı aracın trafik sicilinde adına kaydı ile bu duruma uygun belgenin verilmesini istemiştir.
Davalı,davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının talebinin sadece aracın tescili isteminden ibaret olduğu, davacının dayandığı 28.10.2003 tarihli resmi satış senedinin geçerli olup mülkiyeti nakledici mahiyette bulunduğu, ancak trafikteki işlemin davacı tarafından yaptırılmadığı ve tescil istemi idari nitelikte olduğundan talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Bir davada dayanılan maddi olguları hukuksal açıdan nitelendirmek ve uygulanacak yasa hükümlerini bulmak ve uygulamak HUMK’nun 76. maddesi gereği doğrudan hakimin 2008/4363-9702
görevidir. Davacı, 28.10.2003 tarihli Noter satış sözleşmesi ile davalıdan satın aldığı aracı, trafik kaydında çalıntı şerhi bulunması nedeniyle adına tescil ettiremediğini ileri sürerek adına tescili ile buna uygun belgenin verilmesini istemiştir. Davacının talebi dava konusu aracın mülkiyetinin kendisine geçtiğinin tespiti mahiyetindedir.
Mahkemenin de kabulünde olduğu gibi taraflar arasındaki trafikte kayıtlı aracın satışına ilişkin 28.10.2003 tarihli Noterde tanzim edilen sözleşme, 2918 sayılı yasanın 20/d maddesi gereğince resmi şekilde yapıldığından geçerlidir. Buna göre, noter satış senedi ile aracın mülkiyeti davacıya geçmiştir. Ne var ki araç kaydı üzerinde bulunan çalıntı şerhi nedeniyle tescil işleminin yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Aracın çalınması ile ilgili ceza yargılaması dosyasında davacının taraf sıfatı bulunmamaktadır. Davacı ile davalı arasındaki satış sözleşmesi gereğince aracın malikinin davacı olduğunun tespiti şeklindeki karar, davacıya bu kararla Trafik siciline mevcut satışı işlemeyi sağlayacağından, davacının bu davayı açmada hukuki yararı da bulunmaktadır.
Mahkemece, araç mülkiyetinin davacıya geçtiğinin tespitine karar verilmesi gerekirken, gerekçede bu istek kabul edilmekle birlikte, tescile karar verilemeyeceğinden bahisle davanın tümden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/4363, K. 2008/9702, 10 Temmuz 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama