KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/4575 E., 2008/11209 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılarla müştereken malik oldukları 3 parça taşınmazın ortaklığın giderilmesi davası sonucu satışına karar verildiğini ve kıymet takdirinde arsa olarak değerlerinin açıklandığını, oysa tesbit raporu ile belirlendiği şekilde taşınmazlar üzerinde bina, muhdesat ve eklentiler yaptığını ileri sürerek, istihkak iddiasının kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozmaya uyularak, iki katlı ... kapı, sanayi cereyanı vs.nin davacı tarafından yapıldığının tesbitine, karar verilmiş; karar, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece esas hakkında kurulan 7.2.2002 günlü hükümden sonra davacı vekili, 10.5.2002 günlü dilekçesiyle , tesbit raporu ile belirlenen muhdesatlar değeri üzerinden kabul ve red oranına göre vekalet ücretlerinin hesaplanarak tavzihen düzeltilmesine karar verilmesini istemiş, mahkemece bu istek üzerine kararın alt kısmına ilave ile 10.5.2002 tarihinde yargılama gideri, harç tutarı ve vekalet ücretinin rakamlarının değiştirildiği anlaşılmıştır.
Davalıların temyizi aynı zamanda mahkemece yapılan bu değişikliğe de yöneliktir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 455. Maddesi uyarınca tavzih, sadece kararın müphem ve gayrıvazıh olduğu ya da mütenakız fıkraları ihtiva ettiği durumlarda başvurulabilecek bir yol olup, tavzih yoluyla hüküm değiştirilemez. Bu nedenle hüküm sonucunu değiştirecek nitelikte karar altına yeni hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ayrıca davacının isteği ve mahkemece verilen kararın tesbit hükmü içermesine, eda niteliğinde olmaması da gözetildiğinde, mahkemece değiştirilmeden önce hükmedilen harç ve vekalet ücreti tutarının maktu olarak belirlenmesi gerekirken nisbi olarak tesbit edilmesi de usul ve yasaya aykırı olup , bozma nedenidir.
...
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/4575, K. 2008/11209, 6 Ekim 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama