KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/473 E., 2008/1754 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
549 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davalı ... yönünden davanın reddine diğer davalı hakkındaki davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı ... gelmiş, davalı adına gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ...'nun avukat olduğunu, 534 parsel numaralı taşınmazdan dolayı dava dışı ... ve ... 'ın vekilliğini üstlenen davalının vekalet ücreti olarak 534 parsel'in 1/3'ünü almasının davalı ile ... ve ... arasında kararlaştırıldığını, kendisininde ... ve ... vekili olarak davalı ...'ın açacağı davanın masraflarını karşıladığını ve teminat mektubunuda kendisinin aldığını, yaptığı masraflar karşılığında davalının 1/3 oranında aldığı taşınmazın 1/3 'ünüde kendisine vermeyi üstlendiğini,
ancak davalının bu edimi yerine getirmediğini ve taşınmazı eşi ...'ya devrettiğini ileri sürerek 2200 m2 miktarlı taşınmazın 1/3'ünün kendisine aidiyetinin tesbiti ile tapu kaydının iptalini ve adına tescilini, mümkün olmaması halinde fazlası saklı kalmak üzere 20.000,00 YTL'nun faiziyle birlikte tahsilini istemiş, birleşen davada ise, avukat davalı ...'nun taşınmazı devrettiği iddia edilen eşi ... adına olan kaydın iptali ile kendisi adına tescilini istemiştir.
Davalı ..., zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının iddialarının doğru olmadığını, davacının sadece banka emeklisi olması nedeniyle teminat mektubu aldığını ve ancak teminat mektubunun masraflarınıda kendisinin ödediğini, davacı ile birlikte kooperatif kurduklarını, daacının kendi bürosundan aldığı birtakım belgeleri kullanmak istediğini savunarak davanın reddini dilemiş, diğer davalı ise taşınmazı kendi birikimleri ile satın aldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporu kabul edilmek ve taşınmazın değeri 136.136.31 YTL olarak benimsenmek suretiyle 20.000 YTL'nin davalı ...'dan tahsiline, davalı ... hakkında açılan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ... 'nun temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı bu davada, davalı avukat ...'nun dava dışı şahıslar adına açtığı davada davalı avukat ile müvekkilleri arasında vekalet ücreti olarak kararlaştırılan taşınmazın 1/3'ünün kendisine yaptığı masraflar karşılığı olarak verilmesi hususunda davalı uncay ile sözleşme yaptığını belirterek taşınmazın adına tescilini olmaz ise rayiç değerinin tahsilini istemiştir. Davalı ise davacının bu iddiasını reddederek böyle bir sözleşmenin olmadığını savunmuştur.
Davalı ... ise taşınmazı kendi birikimleri ile satın aldığını iddia etmiştir. Hemen belirtmek gerekirki herkes iddiasını ispat ile mükellef olup, davacınında bu iddiasını yasal delillerle kanıtlaması gerekir. Davacı davalı ... tarafından yazıldığı davalının da kabulünde olan bir takım imzasız belgeler sunmuş ise de bu belgeler davacı iddiasını kanıtlayıcı nitelikte bulunmadığı gibi yazılı delil başlangıcı niteliğindede bulunmamaktadır.
Kaldı ki taşınmazın, davalı ... tarafından açılan dava sonunda davalı ... adına tescil edildiğide sabittir. Öte yandan davalı avukat ile müvekkilleri arasında böyle bir sözleşmenin varolduğu ispatlanamadığı gibi, ispatlanmış olsa dahi böyle bir sözleşme hasılı davaya iştirak niteliğinde olduğu için geçersizdir. Geçersiz olan böyle bir sözleşmeye dayanarak davacının herhangi bir hak iddia etmeside mümkün değildir.
Mahkemece davacının davadaki talebinin arsaya yönelik olduğuda gözetilerek az yukarıda açıklanan nedenlerle davayı reddetmesi gerekirken davalı ... hakkında yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/473, K. 2008/1754, 11 Şubat 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama