KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/4808 E., 2008/12668 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
452 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki vekalet ücreti alacağı davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının 5.5.2003 tarihli vekaleti ile pek çok dava ve hukuki işlemlerinde avukatlığını yaptığını, ve 1.6.2003 tarihinde de ücret sözleşmesi düzenlendiğini, davalının sözleşmeyi 22.4.2004 tarihli ihtar ile haksız olarak feshettiğini ve vekalet ücretinin ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik 10.000 YTL.nin faizi ile ödetilmesini istemiş, ıslah ile de talebini 20.292 YTL.ya çıkarmıştır.
Davalı, sözleşmede öngörülen fesih hakkının kullanıldığını, davalar nedeni ile lehlerine tahakkuk eden bir meblağ olmadığından vekalet ücreti borçlarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 30.292 YTL.nin 3.11.2004 tarihinden faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı ile davalı arasında imzalanan 4.6.2004 tarihli ücret sözleşmesinin sözleşme süresi başlıklı bölümünde; sözleşmenin 1.6.2003 tarihinden itibaren başlamak üzere 1 yıl süreli olduğu ve sözleşmenin bitim tarihinden 1 ... öncesine kadar sözleşmenin feshi bildirilmediği takdirde aynı şartlarla birer yıl süre ile otomatikman uzayacağının kararlaştırıldığı açıklandıktan sonra, mali hükümler bölümünde de, aylık maktu 750 doların yanında , konusu para olan dava ve takiplerde ayrıca ücret ödeneceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Davalının davacıya gönderdiği 22.4.2004 tarihli ihtar ile; ücret sözleşmesinin sözleşmenin süresi maddesine dayanarak 1.6.2004 tarihinden itibaren feshedildiğinin ve yeni dönem için uzatılmayacağının bildirildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davalı tarafından yapılan feshin haklı sebep ile yapıldığının kanıtlanamadığı gerekçesi ile, davacı avukatın takip ettiği konusu para olan tüm dava ve takip dosyaları nedeni ile sözleşme gereğince kararlaştırılan yüzde karşılığı ücret belirlenerek, davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan ücret sözleşmesinin, sözleşmenin süresi başlığı altında kararlaştırılan hükmü değerlendirildiğinde, sözleşmenin 1 yıl süreli olduğu ve fesih hakkı kullanılmazsa yeni dönem için uzayacağı ve davalı tarafından 1 ... öncesinden yeni dönem için sözleşmenin yenilenmeyeceğinin davacıya bildirilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, davalının sözleşmeye uygun yasal fesih hakkını kullandığının kabulü gerekir.
Öyle ise, sözleşmenin sona erdiği tarih itibariyle davacı avukat tarafından takip edilip, biten dava ve takip dosyaları ile derdest olan dava ve takip dosyaları ayrı ayrı belirlenerek , sonuçlanan dosyalar için sözleşmede öngörülen şekilde ücret belirlemesi yapılmalı, derdest davalar açısından ise, fesih tarihi itibariyle davacı avukatın harcadığı mesai ile yapılan işin önemi ve işin bulunduğu aşama göz önünde bulundurularak, yaptığı hizmetleri değerlendirilerek, hakkaniyete uygun bir ücret takdir edilerek karar verilmelidir.
Yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/4808, K. 2008/12668, 30 Ekim 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama