KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/4851 E., 2008/12726 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
533 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılardan ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin kat karşılığı inşaat sözleşmesiyle yapımını üstlendiği binadan bir daire almak üzere davalılarla sözleşme yaptığını, bu dairenin davalı şirket tarafından diğer davalılara yaptırılacak 950. m2 doğrama, kapı ve mutfak dolapları karşılığı diğer davalılara verilmesi kararlaşıtırılan daire olduğunu, yapılan sözleşme gereği kendisinin marangoz olan bu davalılara toplam 350 YTL ödediğinin ancak dairenin kendisine verilmediğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 YTL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket; duruşmaya gelmemiş ve davaya da cevap vermemiştir.
Davalılardan ...; davacıya daire satmadığını ve ondan herhangi bir para almadığını savunmuş, Davalı ... ise; kendisinin davacıya daire satmadığını Davalı şirketin satmış olduğunu, kendisinin davalı şirketin, inşa ettiği binanın doğrama işlerini yapmayı üstlendiğini, yaptığı ... bedelinin ödenmemesi üzerine, şirketin davacıya sattığı dairenin bedelinin kendisine ödenmesi konusunda şirketle davacı arasında sözleşme yapıldığını, kenidisinin bu sözleşmeye tanık olarak imza koyduğunu, davalı şirkete yaptığı işten dolayı halen alacaklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davada delil olarak dosyada sureti bulunan 12.8.1993 tarihli sözleşme ve davalılara ... olduğunu bildirildiği senet suretlerine dayanmıştır. Davacının dosyaya ibraz ettiği 12.8.1993 tarihli sözleşmenin incelenmesinden davalı şireketin inşa etmekte olduğu ... Bucağı 7345 ada, 2 parsel nolu taşınmazdaki binanın "7 katında güney-batı- kuzey yönünde" ki daireyi davacıya satmış olduğu ve bedelinin davalı "... tarafından yapılacak olan 950 m2 doğrama işi karşılığı" olarak ödenmesinin kararlaştırıldığı, davalı ...'in bu sözleşmede taraf olmadığı sözleşmeye tanık olarak imza koyduğu açıkça anlaşılmaktadır.
Bu durumda gerek dosyaya ibraz edilen sözleşme sureti, gerekse tarafların beyanlarıyla dosyaya ibraz edilen delillerden davacının, davalı şirketten inşa ettiği binanın 7.katındaki bir daireyi satın aldığı ve satıcı davalı şirketin talimatıyla satın aldığı dairenin bedeline karşılık davalılardan ...'e 350 YTL ödediği anlaşılmaktadır. Yapılan satış sözleşmesi noterlikce düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı olarak yapıldığı için geçerli bir sözleşmedir.
Davalının dairenin bedelini tamamen ... olması halinde rayiç bedeli davalı şirketten isteyebilmesi mümkündür. Ancak sözleşmede satış bedeli açık olarak anlaşılamamakta olup, bedel olarak kararlaştırılan doğrama işi bedelini de, doğrama işini yapan davalı tam olarak alamadığını savunmaktadır.
Bu durumda Mahkemece, satıcı davalı şirket açısından sorumlu olduğu miktarın saptanabilmesi için sözleşme konusu dairenin sözleşme tarihindeki değeri bilirkişiler marifetiyle bulunup bedele karşılık ödendiği bildirilen 350 liranın bu değer içindeki oranı saptandıktan sonra,
aynı dairenin dava tarihindeki rayice göre bedeli bulunup, bu bedele daha önce saptanmış bulunan bu oran uygulanmak suretiyle davalı satıcı şirketin sorumlu olacağı miktar hesaplanıp talepte göz önünde bulundurularak davalı satıcı şirket aleyhine hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçe ve eksik inceleme ile davanın tüm davalılar yönünden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/4851, K. 2008/12726, 31 Ekim 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama