KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/5009 E., 2008/10909 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2008
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
263 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı banka, davalının kredi kartı borcunu ödemediğinden hakkında icra takibi yapıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalı, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki ihtilaf, davacı bankadan alınıp kullanılan kredi kartı borcundan kaynaklanmaktadır. 1 Mart 2006 tarihinde yürürlüğe giren 5464 Sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 44/2. maddesi “ Kart çıkaran kuruluşlar tarafından kart hamilleri aleyhine açılan davalarda, 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun görev ve yetkiye ilişkin hükümleri uygulanır." hükmünü getirmiştir.
Bu madde hükmü ile, kart çıkaran kuruluşlar tarafından açılan davanın genel mahkemelerde görüleceği belirtilmiştir. Yargılama usulüne ilişkin olan kanunlarda yapılan değişiklikler, yasada aksine bir hüküm yoksa, yürürlüğe girdikleri andan itibaren hüküm ifade ederler ve derdest olan tüm davalara da uygulanırlar. Kanunda da, bu değişikliğin uygulanabileceği zaman yönünden bir açıklama bulunmadığından henüz sonuçlanmamış olan tüm davalarda uygulanması gerekir.
Görev kamu düzeni ile ilgili olup, yargılamanın her safhasında ve resen nazara alınmalıdır. 2008/5009-10909
Görev konusunda usuli müktesep hak da olmaz. Öyle olunca kredi kartı çıkaran kuruluş olan davacı banka tarafından açılan bu davanın, genel mahkemede görülmek üzere, hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/5009, K. 2008/10909, 22 Eylül 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama