KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/5041 E., 2008/10537 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
433 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... ile davalı ... vekili avukat ... ... gelmiş diğere davalı tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılardan Toplu Konut İdaresi Başkanlığından satın aldığı daire nedeniyle satış bedelinden ayrı olarak maliyet artışı ve şerefiye bedeli adı altında taleplerde bulunulduğunu, dairenin de süresinde teslim edilmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere talep edilen 600.000.000 TL nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, mahrum kalınan kira geliri nedeniyle de şimdilik 400.000.000 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, “davalı Banka yönünden ve davacının kira mahrumiyeti istemi yönünden davanın açılmamış sayılmasına, Toplu Konut İdaresine karşı açılan davanın ise esastan reddine” ilişkin verilen ilk hüküm, davacının temyizi ve davadan feragatı nedeniyle Dairemizce, “feragat hakkında mahkemesince karar verilmesi gerektiğinden” bahisle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda “davanın feragat nedeniyle reddine, 983.952.652 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiline” karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından vekalet ücreti nedeniyle temyiz edilmiştir.
2008/5041-10537
Bakanlar Kurulunun Toplu Konut İdaresince satılan konutlarda maliyet artışı yansıtılan konut alıcılarının taksitlerinin ve borç
bakiyelerinin 2005 yılının birinci altı aylık dönem başlangıcına kadar sabitlenmesine ilişkin 2002/4702 sayılı kararnamesine ek 28.8.2002 günlü kararnamesinde özetle, “ilgililerin bu kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 3 ay içerisinde müracaat etmeleri ve bu konuda dava açmış olanların davadan feragat etmeleri şartıyla borç bakiyesi ve taksit tutarlarının 2005 yılının birinci altı aylık dönem başlangıcına kadar sabitleneceği” hükmü getirilmiştir.Davadan feragate yetkili davacı vekili tarafından bahsedilen kararnameden faydalanmak maksadı ile 26.9.2003 günlü dilekçe ile davadan feragat edilmiş,
mahkemece de feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Dava konusu ihtilafı çözmek ve çıkarılan kararnameden faydalanmak için, açılan davalardan feragat edilmesi şartı öngörüldüğünden, bu amaçla feragat eden davacının, davalı tarafa vekalet ücreti ödemekle sorumlu tutulmaması gerekirken yazılı şekilde davacı aleyhine ücreti vekalete hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.’nun 438/7. maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/5041, K. 2008/10537, 15 Eylül 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama