KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/521 E., 2008/8190 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
814 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı, davacı avukatıncada duruşmasız olarak olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ... geldi davacı tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, avukat olduğunu ve davalı ... ile 15.7.2000 tarihli 12 ay süreli avukatlık sözleşmesi düzenlendiğini, davalı adına alacaklarının tahsili için icra takipleri yapıp, dava dosyalarını takip ettiğini, 20.9.2002 tarihli yazı ile sözleşmenin fesih edildiğini, buna rağmen bir kısım dosyaları yine davalı adına 1.10.2002 tarihinden 29.12.2002 tarihe kadar sözleşmesiz olarak takip ettiğini ve ücrete hak kazandığını, 6.6.2002 tarihine kadar açılan icra takiplerinde karşı tarafça ödenmesi gereken vekalet ücretinden 82.163.044.000 TL, bu dosyalar için davalının ödemesi gereken 133.305.222.000 TL,
8 adet dava dosyası için karşı tarafça ödenmesi gereken 2.065.421.000 TL, davalının ödemesi gereken 3.039.878.000 TL, 1.10.2002 tarihli tutanakla teslim edilen 2 dosya için karşı tarafın ve davalının ayrı ayrı ödemeleri gereken 20.400.164.000 TL ihtar masrafı 121.803.560 TL, dava ve takip masrafı olarak 60.000.000 TL alacaklı olduğunu bildirip, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 150.000.000.000 TL’nin 10.1.2004 tarihinden itibaren faiziyle tahsilini istemiştir.
2008/521-8190
Davalı, davacı ile yaptıkları sözleşmeye uygun olarak sözleşmenin fesih edildiğini, fesihten sonra dosyaların adlarına takibi konusunda talimatları ve bundan haberleri olmadığını, bahsi geçen dosyaların ... adına takip edildiğini, davacıya sözleşmenin 6. maddesine dosya başına değil aylık olarak ücret ödenmesi gerektiğini ve bunların da ödendiğini, karşı tarafa tahmil edilen vekalet ücretlerinden de davacıya sözleşmenin 11. maddesine göre ödeme yapıldığını, ...’ın kendilerinden ayrılarak 6.6.2002 tarihinde Anonim Şirket haline geldiğini ve davacı ile sözleşme yaptığını bildirip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 119.146.416.580 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine, hüküm her iki tarafça temyiz edilmekle Dairemizin 2006/204 esas, 2006/4950 karar sayılı ve 3.4.2006 tarihli ilamı ile bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile 52.370,30 YTL’nin 10.1.2004 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Bozma ilamına uyulmakla taraflar yararına usulü kazanılmış hak oluşur. Mahkemece bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmesi gerekir.
Hükmüne uyulan bozma ilamında kısaca, taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli bir sözleşme olduğu, davalının sözleşmeyi feshinin sözleşme 13.madde hükmüne uygun olup haksız olmadığı, davacının sözleşmenin 6. maddesi gereğince takip ettiği dava ve takipler nedeniyle aylık ücret dışında dosya başına ücret isteyemeyeceği, esasen aylık ücretlerinin ödenmediği yolunda bir iddia ve talebinin bulunmadığı, sözleşmenin fesih tarihi olan 15.10.2002 tarihi itibariyle sonuçlanmayan dosyalar dava dışı ...
A.Ş’ye devredildiğinden davalıdan talepte bulunamayacağı, davacının ancak 15.10.2002 tarihi itibariyle tahsilatla sonuçlanan veya tahsilatı mümkün hale gelen ya da tahsilatla sonuçlandığı veya tahsilatın mümkün olduğu kabul edilen ve tahsilatın mümkün olmadığı anlaşılan dosyalar için 11.maddesi hükmü gereğince karşı tarafa tahmil edilen vekalet ücretinden yine 11. maddedeki oranlar dahilinde ücret isteyebileceği, ayrıca numaralı belirtilen 8 adet dava dosyası ile 2 adet dava dosyası için de 11.madde gereğince karşı yana tahmil edilen vekalet ücreti talebinde bulunabileceği açıklanmıştır.
Mahkemece bozmaya uyularak alınan bilirkişi raporunda ise bozma ilamında açıklanan kriterler hakkında doyurucu bir
2008/521-8190
açıklama bulunmamaktadır.
Ek bilirkişi raporunda 15.10.2002 tarihi itibariyle tahsilatla sonuçlanan veya tahsilatı mümkün hale gelen veya tahsilatı mümkün hale geldiği kabul edilen yada tahsilat yapılmasının mümkün olmadığı anlaşılan icra dosyaları için 41.082 YTL ücret isteyebileceği bildirilmiş olup, 15.10.2002 tarihi itibariyle hangi icra dosyalarında tahsilat yapıldığı, tahsilat miktarının ne kadar olduğu, tahsilatın ne zaman yapıldığı ya da neden tahsilatı mümkün kabul edildiği veya tahsilat yapılmış kabul edileceği ve tahsilatı mümkün olup olmadığı konularında denetim imkanı veren açıklama bulunmamaktadır.
Öte yandan sözleşmenin 11. maddesindeki hesaplama yöntemine uygun hesap yapılıp yapılmadığı da anlaşılamamaktadır. Bu haliyle rapor hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. O halde mahkemece, sözleşmenin sona erdiği 15.10.2002 tarihi itibariyle davacının tahsilatla sonuçlandırdığı veya henüz tahsilatla sonuçlanmayan, ancak tahsilatı mümkün hale gelen veya tahsilatı mümkün hale geldiği ve tahsilat yapılabileceği kabul edilebilecek dosyaları ile,
tahsilat yapılması mümkün olmayacağı anlaşılan dosyalardan dolayı dosya numarası, takip ve tahsilat miktarı, tahsilat zamanı ve tahsilatı mümkün kabul edilme sebeplerini açıkça gösteren, tahsilat miktarı üzerinden %50 ve aynı zamanda sözleşme gereği Avukatın alacağı vekalet ücretlerinin yıllık tutarının, ...’ın kadrolu avukatlarının alacağı yıllık vekalet ücreti limitini geçemeyeceği hükmü de dikkate alınarak ayrıntılı, gerekçeli, taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine açık bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme sonucu hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
...
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/521, K. 2008/8190, 12 Haziran 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama