KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/531 E., 2008/6653 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de dava miktar itibariyle duruşmaya tabi olmadığından incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya ödünç olarak verdiği paranın iade edilmemesi nedeniyle icra takibi yaptığını, davalının bu takibe itiraz ettiğini öne sürerek itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı, asıl davacının kendisine borcunun olduğunu,davacının kendisinden aldığı borcun geri ödemesi olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmistir.
Davacı davalının borç istemesi üzerine hesabından para çekip davalı hesabına yatırdığını, geri ödenmemesi üzerine yaptıgı takibe itıraz edildiğini ileri sürerek eldeki davayı açmış, davalı ise hesabına yatan paranın davacıya verdiği borcun geri ödemesi olduğunu savunarak ödünç ilişkisini inkar etmiştir.. Taraflar arasındaki uyuşmazlık ödünç aktinden kaynaklanmakta olup, ödünç verdiğini davacının yasal delillerle kanıtlaması gerekmektedir.
Banka dekontunda paranın ödunç olarak yatırıldığına dair bir açıklama yoktur. Banka dekontunda paranın gönderilis nedeni ile ilgili bir açıklamanın bulunmadıgı hallerde, paranın mevcut bir borcun ödenmesi icin gonderıldiğinin, kabulü gerekir. Uyuşmazlık, miktar itibarı ile tanıkla ispat sınırının da dışındadır. Bu durumda davacının odunç ilişkisini yasal delillerle kanıtlaması gereklidir. Davalının açık muvafakatı olmadığından, taraflar arasında HUMK#nun 293/1.
Maddesinde sayılan akrabalık ilişkisi de bulunmadığından, HUMK.nun 288. maddesi geregince miktar itibariyle olayda tanık dinlenemez. Davacı davasını yasal delillerle ispat edememistir.
Ne var ki dava dilekçesinde acıkca "yemın" deliline dayandığından mahkemece davacıya, karşı tarafa yemin teklifinde bulunma hakkı olduğu hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile ve tanık beyanlarına göre hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/531, K. 2008/6653, 14 Mayıs 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama