KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/5321 E., 2008/12708 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2008
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
340 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 27.6.2002 tarihinde düzenlenen adi ortaklık sözleşmesi ile dava konusu lokantanın %25 ine ortak olduğunu,kalan hissenin ve yönetici ortağın davalı olduğunu,kendisine kar payı ödenmediği gibi yaptırdığı tesbit sonucu kötü idare edilerek zarar ettiğinin tesbit edildiğinin anlaşıldığını bildirerek, öncelikle yönetici ortak olarak kendisinin atanmasını,üç yıllık kar payına mahsuben şimdilik 10.000 YTL nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, taraflar arasında imzalanan 4.4.2004 tarihli fesih sözleşmesi ile adi ortaklığın feshine karar verildiğini, ayrıca fesih şeklinin de gösterildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece adi ortaklığın feshi ile fesih ve tasfiyesi için tasfiye memurunun atanmasına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların noterde 27.6.2002 tarihli sözleşme ile ... Lokantasının işletmeciliği konusunda adi ortaklık yaptıkları, davacının %25, davalının ise %75 oranında paylarını olduğunu, davalının yönetici ortak olduğu,davacının mahkeme aracılığı ile yaptırdığı tesbite göre işletmenin zarar ettiği hususları taraflar arasında ihtilaflı değildir.
Davacı, kar payının tahsili ve yönetici olarak atanması için eldeki davayı açmıştır.Davalı ibraz ettiği 4.4.2004 tarihli sözleşme ile adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine karar verildiğini,fesih ve tasfiyesinin buna göre yapılması gerektiğini, davanın yersiz olduğunu savunmuştur.
Mahkemece taraflar arasında imzalanan fesih sözleşmesine göre adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine, ancak tasfiyenin tayin edilen memur eliyle yapılmasına karar verilmiştir.Davalı tarafından dosyaya ibraz edilen ve davacı tarafça imzası inkar edilmeyen 4.4.2004 tarihli fesih sözleşmesi içeriğine göre işletmedeki malzemenin satış bedelinin adi ortaklık hisseleri oranında taksimi kararlaştırılmıştır.
Mahkemece, tarafların hazırladığı adi ortaklığın feshine ilişkin protokole göre tasfiyenin yapılması için taraflara süre verilmesi ve bu süre zarfında ortakların tasfiye hususunda anlaşamamaları halinde tasfiyenin mahkemece yapılması gerekir.
Yine fesih protokolüne göre tasfiyenin sağlanamaması halinde BK.520 ve devamı maddelerindeki sıranın takip edilerek tasfiyenin mahkeme tarafından yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/5321, K. 2008/12708, 30 Ekim 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama