KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/5459 E., 2008/10856 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2008
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
299 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı şirket, dava dışı ...'ın kendi mağazasından alışveriş yaptığını, davalının da cari hesap sözleşmesini kefil olarak imzaladığını, borç ödenmediği için yapılan icra takibine davalının itiraz ettiğini öne sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı şirketin işlettiği mağaza ile dava dışı ... arasında yapılan 5.9.1990 tarihli sözleşmeyi davalı, kefil sıfatıyla imzalamış olup, borcun ödenmemesi üzerine asıl borçlu ve kefil hakkında yapılan icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine, itirazın iptali talepli bu dava açılmıştır. Mahkemece, asıl borçlu olan dava dışı ...'ın borcunu İcra Müdürlüğüne ödemeye başladığı, kefil olan davalıya karşı açılan dava kabul edilirse, tahsilatın mükerrer olacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 3.maddesinde, sözleşme süresinin beş sene olduğu, üç aydan önce taraflardan birisi sözleşmenin münfesih olacağına dair yazılı ihbarda bulunmazsa, beş sene daha yenilenmiş sayılacağı belirtilmiştir. Bu durumda sözleşme 15.9.1995 tarihinde yenilenmiş, 15.9.2000 tarihinde ise sözleşme sona ermiştir. Şu halde davalının kefilliği de, 15.9.2000 tarihinde sona ermiş olup, dava konusu borcun 2005 yılına ilişkin olduğu, dosyada fotokopisi bulunan 15.6.2005 ve 2.8.2005 tarihli veresiye fişlerinden anlaşılmaktadır. Mahkemece, davalının
2008/5459-10856
kefilliğinin sona ermesinden sonra oluşan borçlardan sorumlu olmayacağı gerekçesiyle davanın reddi gerekirken, yazılı şekilde tahsilde tekerrür olacağı gerekçesiyle davanın reddi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Nevarki bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, gerekçe düzeltilerek hükmün onanması, HUMK'nun 438/son maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/5459, K. 2008/10856, 22 Eylül 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama