İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2008/5682 K.2008/12288

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

Esas2008/5682Karar2008/12288Tarih23 Ekim 2008Okuma4 dk · 783 kelime

KÜNYE

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/5682 E., 2008/12288 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Ekim 2008
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

783 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, kooperatif aidatlarını ödemesi için yeğeni olan davalıya ...’dan toplam 8972 DM para gönderdiğini, davalının bu paraları kooperatife ödemediğinin anlaşılması üzerine açtığı dava sonucu 4 444 992 Tl nin dava tarihinden faizi ile tahsiline karar verildiğini, ödenmesi halinde eline en fazla 23 103 284 TL geçeceğini, davanın uzun sürmesi ve enflasyon nedeni ile bu paranın ekonomik bir değerinin kalmadığını, oysa parayı bankada değerlendirmesi halinde eline 7500 DM geçeceğini ileri sürerek fazlasını saklı tutarak faizle karşılanamayan zararının tazmini için 7500 DM ın dava tarihinden faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı, davacının ilk davada BK 83 maddesine göre talepte bulunduğunu, zamanaşımının dolduğunu, yeniden talepte bulunamayacağını savunarak davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, davacının faizi aşan zararı olduğunu kanıtlayamadığına dayanılarak davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacının, kooperatif aidatlarını ödemesi için davalıya 1988-1990 tarihleri arasında toplam 8972 DM gönderdiği, 15.8.1996 tarihinde açtığı dava sonucu, 26.7.2005 tarihinde davalının ödemediği belirlenen 4 444 992 TL aidatın dava tarihinden faizi ile tahsiline karar verildiği, 24.3.2006 tarihinde kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Borçlunun temerrüdü sonucu, bir para borcunun vadesinden sonra ödenmesi veya hiç ödenmemesi olgusundan alacaklının zarar gördüğü veya göreceği inkar edilemez. Nitekim yasa koyucu bu gerçeği kabul ederek, alacaklının bu yolla oluşacak zararının kural olarak, temerrüt faizi ile karşılanabileceğini BK. 105 maddesiyle hükme bağlanmıştır.

Yine yasa koyucu kuralı böyle koymakla birlikte, alacaklının borçlu temerrüdü ile oluşan zararını her zaman temerrüt faizinin kaşılayamayacağını da gözeterek “ alacaklının duçar olduğu zarar, geçmiş günler faizinden fazla olduğu surette borçlu kendisine hiçbir kusur isnat edilemeyeceğini ispat etmedikçe, bu zararı tazmin ile yükümlüdür” hükmünü getirmiştir.(BK.105. md.) Anılan yasa maddesinde, geçmiş günler faizini aşan zarardan söz edilmiş, zararın türü ve niteliği konusunda bir açıklama yapılmamış ise de; buradaki zararın hukukumuzdaki müsbet (olumlu) zarar tanımlamasıyla eşdeğer bir zarar olduğunda duraksamamalıdır.

Böyle olunca da, munzam zararın “borçlu temerrüde düşmeden borcunu vadesinde ... olsa idi, alacaklının mal varlığının kazanacağı durum ile temerrüt sonucunda oluşan durum arasındaki farkın, temerrüt faizi ile karşılanamayan bölüme isabet eden zarar” olarak tanımlanması mümkündür.

Munzam zarar alacaklısı; öncelikle temerrüde uğrayan asıl alacağının varlığını bu alacağının geç ifa edilmesinden dolayı, faizle karşılamayan zararını ve miktarını, zarar ile borçlu temerrüdü arasındaki uygun illiyet bağını ispat etmek durumundadır. Borçlu ise, alacaklının munzam zararını ödeme yükümlülüğünden ancak temerrüdündeki kusursuzluğunu kanıtlamakla kurtulabilir.

Alacaklının munzam zararını ve miktarını ispat yükümlülüğü, yıllık temerrüt faizi oranının, yıllık enflasyon oranında veya üzerinde tespit edilmiş olduğu durumlarda, mutlak olarak uygulanabilir. Ancak munzam zarar davalarında alacaklı davacının ispat yükümlülüğü çok sıkı kurallara bağlanmamalı, genel ispat yöntemlerinde olduğu gibi her olayın kendi yapısı ve kendi özelliği içinde değerlendirilmelidir.Ülkemizde yıllardır süren yüksek enflasyon nedeniyle paramızın değerinin çok düştüğü bir gerçektir. Alacağını geç ... alacaklının zarar göreceği,enflasyonun altında kalan faiziyle bu zararı karşılayamayacağı açık olup,bu hal zararın varlığı için fiili bir karine teşkil etmektedir.

Temerrüt faizi oranından yüksek oranda seyreden enflasyon ortamında; paranın zaman içinde yitirdiği alım gücünün temerrüt faizi ile karşılanacağının kabulü mümkün değildir. Değişik bir anlatımla, böyle bir ortamda aynı miktar bir parayla, bir yıl önce alınan mal veya hizmetin bugün için alınması olanağı yoktur.

Yine böyle bir ortamda, bir yıl önce ödemesi gereken bir para borcunu, bugün temerrüt faizi ile birlikte ödeyen borçlunun, paranın bir yıl önceki alım gücünü tam olarak ödediği söylenemez.

Hal böyle olunca, BK:nun 103 maddesinde ifadesini bulan alacaklı zararının temerrüt faizi ile karşılanacağı varsayımı ile aynı yasanın 105 maddesinde düzenlenen munzam zararını alacaklının MK.nun 6. maddesi uyarınca ispat etmesi gerektiğine dair kuralın temerrüt faizi oranının yıllık enflasyon oranı üzerinde, hiç değilse aynı oranda saptanması halinde değerlendirilmesi gerekli bir kural olduğunun kabulü gerekir.

Davalının eksik ödediği aidat bedelinin 4 444 992 TL olduğu kesinleşmiş mahkeme kararı ile sabittir.Hal böyle olunca mahkemece, önce davalının ödemede temerrüde düştüğü aidat bedelleri için temerrüt tarihlerinin saptanması gerekmektedir. Dosya içerisinde kesinleşmiş mahkeme kararı sonucu davacıya ne zaman ve ne kadar ödeme yapıldığına ilişkin bir bilgi bulunmamaktadır.

Mahkemece bu husus araştırılarak ödeme tarihine kadar geçen süre zarfında her yıl itibarı ile gerçekleşen yıllık enflasyon artış oranının , mevduat ve devlet tahviline verilen faiz oranının , Tl karşısında döviz kurlarını ve altın fiatlarını gösteren listenin resmi kurumlardan temini ile bilirkişiden davacının maruz kalacağı asgari zararın tespiti ile bu yolla bulunacak zarardan, davalıdan tahsil edilmiş olan temerrüt faizleri tutarı mahsup edildikten sonra varsa davacının munzam zararını belirlemesi ve istemle bağlı kalınarak sonucuna uygun bir karar vermesi gerekmektedir.

Mahkemenin, açıklanan hususları gözardı ederek, aksi yazılı düşüncelerle davanın reddine karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 23.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/5682, K. 2008/12288, 23 Ekim 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/5682
Karar No
2008/12288
Tarih
23 Ekim 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2008/5684 K.2008/11589
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2008/5685 K.2008/12273
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2008/5687 K.2008/10924
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2008/5689 K.2008/9964
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2008/5693 K.2008/11944
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2008/5697 K.2008/11146

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.