KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/5751 E., 2008/11149 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2008
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
402 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı kuruma ait muhtelif aboneliklerin doğalgaz tüketim bedellerinin süresinde ödenmemesi nedeniyle 44.620.357.800 TL gecikme zammı ve 7.649.723.756 TL KDV borcu tahakkuk ettirildiğini, alacağın tahsili için başlatılan takibe ise itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir.
Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar.
Tüketici ise “bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder.” şeklinde tanımlanmıştır. Yine anılan yasanın 3/d maddesinde, “hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyet” olarak tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilebilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Yasada açıklandığı üzere Tüketici, bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan, veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişidir.
Somut uyuşmazlıkta ise Davalı ..., davacının sunmuş olduğu hizmetten Jandarma Okullar Komutanlığında görevli subay ve astsubayların ihtiyacı için yararlanmakta olup, anılan yasada tanımlanan “tüketici” tanımına uymadığından, olayda 4077 sayılı kanun hükümlerinin değil, Borçlar Kanunu genel hükümlerinin uygulanması gereklidir. Bu itibarla davada görevli mahkeme de tüketici mahkemesi değil Asliye Hukuk Mahkemesidir.
O halde mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde esastan hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/5751, K. 2008/11149, 6 Ekim 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama